Yeni Üniversiteye Geçiş Sınav Tarihleri Açıklandı

Yeni Üniversiteye Geçiş Sınav Tarihleri Açıklandı

ÖSYM 2018 Yükseköğretim Kurumları Sınavları YKS

Temel Yeterlilik Testi ve Lisans Testlerinin 23 Haziran 2018 Cumartesi ve 24 Haziran 2018 Pazar yapılacağını duyurdu.

Ayrıca, sınav başlama saatinden 15 dakika önce öğrenci alımının durdurulması uygulaması da kaldırıldı.

12.10.2017

Yeni Üniversiteye Geçiş Sistemi Açıklandı

YÖK Başkanı Prof.Dr. Yekta Saraç, yeni Üniversiteye Geçiş Sistemini açıkladı.

Sistem Ayrıntıları:

Yükseköğretim Kurumları Sınavları YKS

Temel Yeterlilik Testi

Lisans Sınavı

Yabancı Dil Sınavı

Tek hafta sonu (Haziran Cumartesi-Pazar)

Haziran Cumartesi

İki Oturum

İlk Oturum:

Temel Yeterlilik Testi (TYT)

İkinci Oturum:

Lisans Sınavı (LS)

Yabancı Dil Sınavı

Haziran Pazar

Tek gün

Tek oturum

Temel Yeterlilik Testi (TYT)

İlk Oturum

Haziran Cumartesi Sabah 10.00

Türkçe 40 Soru

Matematik 40 Soru

Temel Yeterlik Testi Puanı

Türkçe %50

Matematik %50

TYTP  Önlisans Programları İçin kullanılacak.

Önlisans tercihi için TYTP 150 olması gerekiyor.

TYTP 180 ve üzeri olan adaylar lisans tercihi yapabilecek.

TYTP 200 ve üzeri olan adaylar isterlerse puanlarını izleyen yıl da kullanabilecek.

İkinci Oturum:

Lisans Testi (LT)

Haziran 2017 Cumartesi 14.00

Matematik 40

Edebiyat-Coğrafya 40

Fen 40

Sosyal (Tarih-Coğrafya-Felsefe-Din) 40

LTS Sayısal (SAY) Mat %50 Fen %50

LTEA Eşit Ağırlık EA Mat %50 Ed-Coğ %50

LTSÖZ Sözel (SÖZ) Ed-Coğ %50 %50

LTDİL Yabancı Dil (DİL) Yabancı Dil %60 TYSP %40

OBP hesaplamasında değişiklik yok.

Temel Yeterlilik Testi’ne giren ve Temel Yeterlilik Testi puanı en az 150 olan adaylar, özel yetenekle öğrenci alan lisans programlarını tercih edebileceklerdir.

11.10.2017

YÖK Yeni Üniversiteye Geçiş Sistemini Açıklıyor

YÖK Başkanı Prof.Dr. Yekta Saraç yarın (12.10.2017 Perşembe) 11.00’de, yeni Üniversiteye Geçiş Sistemini açıklayacak.

 

1.10.2017

YGS/LYS yerine getirilecek sistemi anlatan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, üniversiteye geçişte tek sınavın bu haziranda uygulanacağını dile getirdi.

“ÜNİVERSİTEYE GİRİŞTE TEK SINAV YAPILACAK”

Üniversite sınavında cumartesi başlasın pazar öğle bitsin istiyoruz. Tek sınav bu yıl uygulanacak ve 18 çeşit puandan 4 türe düşecek. Bu puanlara göre öğrenciler yerleşecek. Bu sınavda da Türkçe ve matematik ağırlıklı olacak.

Bakan: “Üniversiteye Geçişte daha yalın bir sistemi amaçlıyoruz”

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: Sınav stresini azaltacak, daha yalın bir sistemi amaçlıyoruz

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, “Üniversite giriş sisteminin aksayan taraflarını gidererek sınav stresini azaltacak, karmaşıklıktan uzak, daha yalın ve sade bir sistemi amaçlıyoruz.” dedi.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, 4 Eylül Spor Salonu’nda düzenlenen partisinin Sivas Merkez İlçe 6. Olağan Kongresi’nde yaptığı konuşmada, bu yola halkın ve Hakk’ın rızasını kazanmak için çıktılarını söyledi.

Hükümetleri döneminde yapılan yatırımlara değinen Yılmaz, bundan sonra yılmadan, yorulmadan daha çok çalışmak gerektiğini vurguladı.

Yılmaz, hükümete geldikleri günden bu yana kişi başına düşen milli gelirin, ihracaatın, sağlıkta memnuniyetin arttığını dile getirerek, eğitimin de çağın gereklere uygun değiştiğini, geliştiğini ve tecrübeler ışığında da güncellendiğini bildirdi.

Türkiye’nin bir çok ülkeden daha iyi noktaya gelmesinin sebebinin eğitim olduğunu vurgulayan Yılmaz, Türkiye’de eğitimin iyi bir yolda gittiğini söyledi. Yılmaz, değişen sınav sistemleriyle ilgili şu değerlendirmede bulundu:

Üniversite giriş sistemiyle ilgili de bir değişiklik var. Üniversite giriş sisteminin aksayan taraflarını gidererek sınav stresini azaltacak, karmaşıklıktan uzak, daha yalın ve sade bir sistemi amaçlıyoruz. Eğitim öğretimin bütün kademelerinde öğrencinin üzerindeki stresi azaltmak ana gayemizdir. Öğrenci stres içinde olursa başarıyı yakalayabilmesi mümkün değildir. Uygulanmakta olan giriş sistemi iki aşamada gerçekleştirilmektedir. Sınavların ilki mart, diğeri haziran ayındadır. Sınavlar 3 hafta sonuna yayılmakta ve toplam 5 gün sürmekteydi. YÖK tarafından yapılan yeni düzenlemeyle sınav bir hafta sonunda gerçekleştirilecektir. Yani cumartesi başlayacak, pazar günü öğlen bitecek.

Diğer bir önemli değişiklik, puan türleriyle ilgilidir. Şu an var olan 18 puan türü yönetilmesi gereken süreci zorlaştırmakta ayrıca bazı programlar için aday havuzunu daraltmaktaydı. 18 puan türü azaltılacak ve az sayıda adayın girdiği dil puanı dışında temel olarak sayısal, sözel ve eşit ağırlık puan türleri olacaktır. Sayısal, sözel, eşit ağırlık bir de dili katarsak 4 puan türü olacak. Artık eskisi gibi 18 puan türü olmayacak. Yeni sistemde bir diğer önemli değişiklik de şudur, Türkçe ve matematik sınavın merkezinde olacak. Bu diğer müfredatın sorulmayacağı anlamına gelmemektedir.

Milli Eğitimin müfredatı daha önce olduğu gibi sorgulanmaya devam edecektir. Yine baraj puanı da olacaktır. Sınavda YGS ve LYS ayrımı kalkacaktır. Yüksek öğrenim programlarına sayısal, sözel, eşit ağırlık ve dil puanlarıyla girilecektir. Belirli alanlarda uygulanmakta olan başarı sıralaması bundan sonra da aranacaktır. Hangi alanlardı? Tıpta vardı, hukukda vardı, mimarlıkta vardı, eğitim fakültelerinde vardı. YÖK yeni düzenlemeyle sınavı öğrencilerimiz, aileleri, rehber hocaları için daha yalın, daha sade ve daha sistemli yönetilebilir bir hale getirmeyi hedeflemektedir.”

29.09.2017

Başbakan: “Üniversitelerde de sınavlar basitleştirilecek. Buna benzer bir şey. Bir sınav olacak tek bir sınav bir müddet daha ama bu da esasında ortaokuldan, liseden gelen başarıyla birleştirilerek bu sınav gerçekleştirilecek. Bu sınav tek başına belirleyici bir sınav olmayacak”

26.09.2017

2018 Üniversite Giriş Sistemi Sil Baştan

YÖK Başkanı 2018’de uygulanacak yeni giriş sistemini açıkladı.

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof.Dr. Yekta Saraç, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde katıldığı 2017-2018 Yükseköğretim Yılı Açılışı’nda konuştu.

Saraç’ın açıklamaları şöyle:

Üniversite Giriş Sınavları (Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS)) 3 hafta sonu yerine bir hafta sonu gerçekleştirilecek.

YGS ve LYS Haziran-2018’de uygulanacak.

18 olan (MF-1-2-3-4; TM-1-2-3; TS-1-2; DİL-1-2-3; YGS-1-2-3-4-5-6)

Puan Türleri 4’e düşürüldü:

Sayısal

Eşit-Ağırlık

Sözel

Dil

Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS)

Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS)’de her puan türünde Türkçe ve Matematik testlerinin katkısı olacak.

 

———————————————————-


19.07.2014

Yeni Üniversiteye Geçiş Sistemi 2019’da Devreye Sokulacak

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), yeni üniversiteye geçiş sistemi çalışmalarına devam ediyor.

Resmi bir açıklama yapılmamakla birlikte, birbirinden bağımsız YÖK, ÖSYM, TÜBİTAK ve MEB tarafından yapılan açıklamalarla sistemin ana başlıkları belirgenleşiyor.

MEB Müsteşarı Doç.Dr. Yusuf Tekin, medyadaki 2016 ya da 2017’de değişiklik haberlerini yaylanladı.

EGK Eğitim Gelecek Kariyer eğitim ve danışmanlık portalının ulaştığı ham bilgilere göre 2019’dan itibaren uygulamaya konulacak yeni üniversiteye geçiş sisteminin şöyle olması bekleniyor:

  • Her yükseköğretim programının (bölümün) bir puan türü olacak.
  • Yerleştirme Puanları 3 ayrı ölçütten oluşacak.
  • Bu 3 ölçüt: 1- Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ham puanı, 2- Lise 12. Sınıfa ait merkezi ortak okul sınavları(ASP) 3- Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP)
  • YGS, Ekim-Ocak-Mart aylarının son haftası her yıl 3 kez uygulanacak.
  • YGS lise 9-10. Sınıf sonuna kadar olan ders ve konuları kapsayacak.
  • YGS, Türkçe 40, Matematik-Geometri 40, Fen Bilimleri (Fizik-Kimya-Biyoloji) 40, Sosyal Bilimler (Tarih, Coğrafya, Felsefe, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi) 40 olmak üzere 160 soruluk 160 dakikalık bir sınav olacak.
  • Adaylar bu 3 YGS’den istediğine, dilerse her 3’üne de girebilecek. 1’den fazla girenler için aldıkları en yüksek ham puan geçerli olacak.
  • YGS’ye adaylar merkezi başvuru ve sistem esası ile girecek. Her aday, kendi okulunda değil, ÖSYM’ce belirlenen merkezlerde, okullarda sınava girecek.
  • YGS ham puanları 100-500 aralığında olacak.
  • YGS-Matematik Fen (YGS-MF); YGS-Türkçe-Matematik (YGS-TM); YGS-Türkçe-Sosyal (YGS-TS) ve YGS-Yabancı Dil (YGS-DİL) biçiminde 4 ayrı YGS ham puanı hesaplanacak.
  • Her puan türünde testlerin katkı katsayıları farklı olacak.
  • YGS-MF için Matematik 4, Fen Bilimleri 4, Türkçe 3, Sosyal Bilimler 1
  • YGS-TM için Matematik 4, Türkçe 4, Sosyal Bilimler 3, Fen Bilimleri 1
  • YGS-TS için, Türkçe 5, Sosyal Bilimler 5, Matematik 1, Fen Bilimleri 1
  • Önce her test için net sayılarının 2,5 ile çarpımı ile 100 üzerinden ve sonra da puan türüne göre ilgili katkı katsayıları ile çarpımı ile standart puanları (SP) hesaplanacak.
  • YGS-MF Formülü: (Matematik SP+ Fen Bilimleri SP+Türkçe SP+Sosyal Bilimler SP) x 0,42
  • YGS-TM Formülü: (Matematik SP+ Türkçe SP+Sosyal Bilimler SP+Fen Bilimleri SP) x 0,42
  • YGS-TS Formülü: (Türkçe SP+Sosyal Bilimler SP+Matematik SP+ Fen Bilimleri SP) x 0,42
  • Lise 12. Sınıfta, Türk Dili ve Anlatımı, Matematik, Geometri, Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih, Coğrafya, Felsefe, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Yabancı Dil derslerinin her dönem 1 okul sınavı MEB tarafından ortak ve merkezi olarak (MS) uygulanacak.
  • Öğrenciler, MS’lere farklı öğretmenler gözetiminde kendi okullarında girecek.
  • MS’ler arka arkaya Pazartesi-Salı-Çarşamba- Perşembe-Cuma 5 gün içinde uygulanacak.
  • Her gün 2 sınav uygulanacak. Cuma günü 3 sınav uygulanacak.
  • MS’ler 1. Dönem kasım 2. Dönem ise nisan aylarının son haftası uygulanacak.
  • Matematik, Tarih, Pazartesi; Geometri, Coğrafya, Salı;  Fizik, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Çarşamba; Kimya, Felsefe, Perşembe; Biyoloji, Türk Dili ve Anlatımı, Yabancı Dil Cuma günü uygulanacak.
  • Sınavlar, Pazartesi-Salı-Çarşamba-Perşembe 09.00-10.15, 10.45-12.00’de, Cuma günü ise 09.00-10.15, 10.45-12.00, 12.30-13.45’te uygulanacak.
  • MS’ler çoktan seçmeli olacak, her sınavda 50 soru sorulacak 75’er dakika süre verilecek. 2 Sınav arası 30 dakika ara verilecek.
  • Her MS için 100 üzerinden puan verilecek. Yılsonu MS puanı 1. Ve 2. Dönem aritmetik ortalaması alınarak yine 100 üzerinden puan oluşturulacak.
  • MS’ler Matematik-Fen (MF), Türkçe-Matematik (TM), Türkçe-Sosyal (TS), Yabancı Dil (DİL) biçiminde gruplanarak değerlendirilecek.
  • MF için, Matematik, Geometri, Fizik, Kimya, Biyoloji derslerine ait MS puanları kullanılacak.
  • TM için, Matematik, Geometri, Türk Dili ve Anlatımı, Coğrafya derslerine ait MS puanları kullanılacak.
  • TS için, Türk Dili ve Anlatımı, Tarih, Coğrafya, Felsefe, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerine ait MS puanları kullanılacak.
  • DİL için, Yabancı Dil dersine ait MS puanları kullanılacak.
  • MF, TM, TS, DİL için MS’lere ait 100’lü puanlar toplamından 100-500 aralığında ASP’ler hesaplanacak.
  • Her puan türünde derslerin katkı katsayıları 4 olacak.
  • MF-ASP Formülü: (Matematik MS+Geometri MS+Fizik MS+Kimya MS+Biyoloji MS) x 025
  • TM-ASP Formülü: (Matematik MS+Geometri MS+Türk Dili-Anlatımı MS+Coğrafya MS) x 031
  • TS-ASP Formülü: (Türk Dili-Anlatımı MS+Coğrafya MS+Tarih MS+Coğrafya MS+Felsefe MS+Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi MS) x 025
  • DİL-ASP Formülü: (Yabancı Dil MS) x 1,25
  • OBP ise, Diploma Puanı (DP) x 5 olacak.
  • Yerleştirme puanı (Y) ise: İlgili YGS puanı x 0,40 + İlgili ASP 0,40 + OBP x 0,20 olarak 100-500 aralığında hesaplanacak.
  • Y-MF Formülü: (YGS-MF x 0,40 + MF-ASP x 0,40 + OBP x 0,20)
  • Y-TM Formülü: (YGS-TM x 0,40 + TM-ASP x 0,40 + OBP x 0,20)
  • Y-TS Formülü:   (YGS-TS   x 0,40 + TS-ASP   x 0,40 + OBP x 0,20)
  • Y-DİL Formülü: (YGS-TS    x 0,40 + DİL-ASP x 0,40 + OBP x 0,20)
  • Programın istediği Y puan türünde 500 üzerinden 200 alan her aday tercih yapabilecek.
  • Ön lisans programları ve özel yetenek sınavı ile alan programlar için ise herhangi YGS Ham puanı 180 ve üzeri olan adaylar başvurabilecek. Engelli adaylar için bu barem 100 olacak.
  • Üniversite öğrencilerine ya da mezunlarına tekrar sınavlara girmesine gerek kalmadan yatay geçiş ya da ikinci üniversite şansları verilecek.

Yükseköğretim Bilgi Sistemi (YÖKSİS) ile Entegrasyon Çalışması: Üniversite Eğitim Bilgilerinin YÖKSİS’ten Alınması

Yükseköğretim Bilgi Sistemi (YÖKSİS) ile Entegrasyon Çalışması: Üniversite Eğitim Bilgilerinin YÖKSİS’ten Alınması

Türkiye’de faaliyet gösteren tüm devlet ve vakıf üniversitelerinin, okuyan ve mezun olan öğrenci kayıtları üniversiteler tarafından elektronik ortamda Yükseköğretim Bilgi Sistemi’ne iletilmektedir. Yapılan çalışma ile üniversite eğitim bilgilerinin YÖKSİS üzerinden alınması sağlanmıştır.

Entegrasyon çalışmasının hayata geçirilmesiyle birlikte kapsam dahilinde olan tüm üniversitelerin eğitim bilgileri, sadece YÖKSİS üzerinden alınacaktır. YÖKSİS’te eğitim bilgisi olmayan veya bilgilerinde hata olan adayların kendi üniversitelerinin ilgili birimlerine başvurarak bu bilgilerinin ekletilmesini/düzeltilmesini sağlamaları gerekmektedir. Bu kapsamdaki eğitim bilgileri ile ilgili, ÖSYM Başvuru Merkezlerinde herhangi bir işlem yapılmayacaktır.

YÖKSİS ile entegrasyonu olmayan üniversite eğitim bilgileriyle (Yurt Dışı ve Askeri Yükseköğretim Kurumları) ilgili olarak, ÖSYM Başvuru Merkezlerinde belgeye dayalı işlem yapılmasına devam edilecektir.

ÖSYM’de ‘sınav gözlemcisi’ dönemi

ÖSYM’de ‘sınav gözlemcisi’ dönemi

ÖSYM Başkanlığı, sınav binalarında organizasyon ve uygulamaların standartlara uygunluğunu incelemek amacıyla aday gibi sınava girecek “sınav gözlemcisi” görevlendirecek.

ÖSYM Başkanlığı, sınav binalarında organizasyon ve uygulamaların standartlara uygunluğunu incelemek amacıyla aday gibi sınava girecek “sınav gözlemcisi” görevlendirecek.

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ömer Demir, ÖSYM çalışanlarının, sınavları izlemek üzere “gizli gözlemci” olarak denetimler yapmaya başladığını ve sınav sonuçlarının puanlamaya dahil edilmediğini açıklamıştı.

Sadece kurum çalışanlarının görev yaptığı bu uygulamanın, “sınav gözlemcisi” adıyla yaygınlaştırılması kararı alındı.

Buna göre, ÖSYM’nin yaptığı sınavlarda gözlemci olarak görev almak isteyenlerin tercihleri, Görevli İşlemleri Sistemi (GİS) üzerinden alınmaya başlanacak. “Sınav gözlemcisi” olmak isteyenler, merkezi olarak görevlendirilecek ve sınav sonuç belgeleri olmayacak.

Sınav günü aday olarak atandıkları binaya giderek sınava girecek görevliler, sınavın organizasyonunun ve uygulamalarının standartlara uygunluğunu gözlemleyecek.

ÖSYM sınav gözlemcileri, görevlerini yerine getirirken sadece aday olarak sınava gireceklerinden, sınavın uygulamasına ve organizasyonuna herhangi müdahalede bulunmayacak.

Görevliler, sonrasında bu sınava ilişkin gözlem, değerlendirme ve önerilerini kapsayan raporu, en geç sınavı izleyen ikinci iş günü saat 12.00’ye kadar elektronik ortamda ÖSYM Başkanlığına ulaştıracak.

Bakan Avcı, TBMM’de MEB´in 2016 yılı bütçesi ile ilgili sunum yaptı

Bakan Avcı, TBMM’de MEB´in 2016 yılı bütçesi ile ilgili sunum yaptı

Bakan Avcı, bürokratlar arasında erkeklerin çoğunlukta olmasına karşın, öğretmenlerin büyük çoğunluğunun ise kadın olduğunu dile getirdi ve kadın bürokrat sayısının artırılması için çalışacaklarını bildirdi.

Bakan Avcı sunumda, bakanlığın, okul öncesi eğitimden başlayarak eğitim ve öğretimin her kademesinde bütün bireylerin nitelikli eğitime eriştiği bir eğitim sistemi oluşturmayı hedeflediğini belirtti.

 

Özgürlükçü, üretken, rekabetçi nitelikli bir eğitim sistemi

Hükümet olarak bu dönemde eğitim ve öğretime erişim, eğitim ve öğretimde kalite ile kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi alanlarındaki çalışmaları yoğun şekilde sürdürdüklerini vurgulayan Bakan Avcı, “Özgürlükçü, üretken, rekabetçi ve günümüzün bilgi tabanlı ekonomisinin ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştiren nitelikli bir eğitim sisteminin oluşturulması, bu sisteme uygun öğretmenlerin yetiştirilmesi, müfredatın geliştirilmesi ve eğitim ortamlarının tesis edilmesi yönündeki çalışmalarımız bu dönemde de aynı hız ve kararlılıkla devam edecek” dedi.

Okul türleri ve bölgeler arası başarı farklılıklarını azaltarak eğitimde fırsat eşitliğine bütün boyutlarıyla hayatiyet kazandıracaklarına işaret eden Bakan Avcı, sürece uygun olarak öğretmen yetiştirme ve eğitim yönetimi alanlarında da önemli dönüşümleri hayata geçireceklerini bildirdi.

Bakan Avcı, bu yıl da bütçeden en fazla payın eğitime ayrıldığını belirterek, “2002’de 10 milyar TL olarak gerçekleşen bütçe payımız, 2016 yılında 100 milyar 390 milyon 305 bin TL olarak belirlenmiştir” dedi.

AK Parti hükümetleri sivil ve demokratik eğitim sistemi oluşturmak için eğitimin her türlü vesayetçi anlayıştan, eşitlik ilkesine aykırı ve yasakçı uygulamadan arındırıldığına değinen Avcı, bu çerçevede, serbest kıyafet uygulamasından, öğretmenler için başörtüsü yasağının kalkmasına, liselerde başörtüsünün serbest olmasından, 28 Şubat’ta mağdur edilen öğretmenlerin mesleklerine dönmelerine, meslek liselerindeki katsayı adaletsizliğinin kaldırılmasından, müfredattaki antidemokratik ifadelerin ayıklanmasına ve farklı dil ve lehçelerde eğitimin önünü açan düzenlemelere kadar birçok önemli yeniliğin altına imza atıldığına işaret etti.

 

Eğitimde yapılan reformlar sayesinde her kademedeki okullaşma oranında artış sağlandı

Bakan Avcı, zorunlu eğitimi 8 yıldan 12 yıla çıkaran eğitim reformunun yine hükümetleri döneminde yapıldığını anımsatarak, bu reformlar sayesinde her kademedeki okullaşmada ve ortalama eğitim süresinde artış sağlandığını ve eğitim sürecinin özgür ve demokratik çerçeveye kavuşturulduğunu bildirdi. Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi’nin (FATİH Projesi) de hükümetleri döneminde hayata geçirildiğini hatırlatan Avcı, projenin uygulanmasına yönelik çalışmaların hızlı ve kararlı şekilde devam ettiğini belirtti.

Bu süreçte eğitsel e-İçerikler oluşturulduğunu vurgulayan Bakan Avcı, bu içeriklerin Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden öğretmen, öğrenci ve velilere tamamen ücretsiz olarak sunulduğunu dile getirdi.

Bakan Avcı, “Video, animasyon, kitap, etkileşimli sözlük, dergi, sunum dosyası, eğitsel oyun türlerinde 150 binden fazla içeriği, 8 milyondan fazla kullanıcısıyla EBA, kısa zamanda K12 düzeyinde dünyanın en büyük eğitim portalı haline gelmiştir” ifadesini kullandı.

 

TEOG ile okul, öğretmen ve müfredat merkeze alındı

Temel Eğitimden Orta Eğitime Geçiş Sistemi (TEOG) ile okulların, öğretmenlerin ve müfredatın merkeze alındığını belirten Bakan Avcı, “Temel eğitimden ortaöğretim kurumlarına ayrı bir sınav olmaksızın öğrenci yerleştirme uygulaması başlatılmıştır” dedi.

Eğitimde diğer bir yeniliğin de özel sektörün eğitimdeki payı ve katkısını artırmayı hedefleyen dershanelerin dönüştürülmesi süreci olduğunu bildiren Bakan Avcı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu sayede, hem okulu ikinci plana atan, öğrencileri çoktan seçmeli test odaklı bir sürecin içine sokarak sosyal hayattan soysal hayattan tecrit eden, veliler için ciddi mali külfetler getiren ve adeta alternatif bir eğitim sistemi oluşturan dershanelerin yol açtığı olumsuzluklara son verilmiş, hem de eğitim ve öğretimin özel öğretimin kapasitesini artıracak bir sürecin başlaması sağlanmıştır. Özel öğretim kurumlarının nitelik ve niceliğinin artırılması, eğitim sistemimizde kalite ve rekabet odaklı eğitim hizmetlerinin verilmesine katkı sağlayacaktır.”

 

Özel sektörün eğitimdeki katkısını artırmak amacıyla teşviklere devam edilecek

Özel sektörün eğitimdeki katkısını artırmak amacıyla verilen teşvik düzenlemelerinin devam edileceğini aktaran Bakan Avcı, MEB’in 2015-2019 Stratejik Planında özel öğretimin payının okulöncesinde 9,16’dan 23’e, ilkokullarda 3,31’den 6’ya, ortaokullarda 3,51’den 7’ye ve ortaöğretimde 4,78’den 12’ye çıkarılmasının hedeflendiğini vurguladı.

Yeni özel okulların açılmasını teşvik amacıyla çeşitli tedbirler öngörüldüğüne işaret eden Bakan Avcı, özel okullarda niteliği hızlı ve kalıcı bir şekilde yükseltmek için kalite geliştirme sistemi çalışmalarının devam ettiğini dile getirdi. 9 ve 10’uncu Kalkınma Planlarında da eğitimde özel sektörün payının artırılması yönünde hedefler bulunduğuna dikkati çeken Avcı, bu hedefe ulaşmak için örgün eğitimde özel okullaşma oranının artırılmasına yönelik çalışma yapıldığını ifade etti.

Özellikle özel okullarda öğrenim gören öğrencilere sunulan eğitim öğretim desteği ve diğer teşviklerle dönüşüm programları sayesinde özel sektörün eğitime yatırım yapmasının özendirildiğini belirten Bakan Avcı, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında, dershanelere belirli süre verilerek özel okula dönüşmelerini teşvik edici düzenlemeler yürütüldüğünü dile getirdi.

Bakan Avcı, bu kapsamda, ilgili kanuni düzenlemelerin hayata geçirildiğini anımsattı. Bakan Avcı, değişikliklerle özel okula dönüşmek isteyen dershanelere, 25 yıla kadar arsa tahsisi veya 10 yıla kadar bina kiralama imkanı ve okula dönüşme taahhüdünde bulunan dershaneler de 2018-2019 eğitim ve öğretim yılı sonuna kadar bulundukları binalarda okul olarak faaliyet göstermelerine olanağı verildiğini söyledi.

Bakan Avcı, böylece hem 10. Kalkınma Planında hem de bakanlığın 2015-2019 Stratejik Planında yer alan “dezavantajlı gruplar başta olmak üzere, eğitim ve öğretimin her tür ve kademesinde katılım ve tamamlama oranlarını artırmak” hedefi doğrultusunda eğitim ve öğretimde kalite odaklı rekabet ortamının oluşturulacağını ve isteyenlerin özel okul imkanından yararlanmasının sağlanacağını belirtti.

Bakan Avcı, okul sayılarına ilişkin de şu verileri paylaştı: “2015-2016 eğitim ve öğretim yılı itibarıyla Bakanlığımıza bağlı 2 bin 326 anaokulu, 39 bin 847 ilkokul ve ortaokul ile 341 yatılı bölge ortaokulu bulunmaktadır. 2015-2016 eğitim ve öğretim yılında 2 bin 322 Anadolu lisesi, 261 fen lisesi, 92 sosyal bilimler lisesi, 57 spor lisesi, 74 güzel sanatlar lisesi ve bin 149 Anadolu imam hatip lisesi bulunmaktadır. Ayrıca mesleki ve teknik ortaöğretimde 2015-2016 eğitim ve öğretim yılı itibarıyla 2 bin 300 mesleki ve teknik Anadolu lisesi, 96 mesleki ve teknik eğitim merkezi, 894 çok programlı lise olmak üzere 3 bin 290 okul bulunmaktadır.”

 

Merkezden yerele yetki devri

Yeni dönemde bakanlığın kurumsal örgütlenmesinin, eğitim sisteminin ulusal düzeyde politika belirleme, koordinasyon ve denetiminden sorumlu olacak şekilde geliştireceklerini belirten Bakan Avcı, şunları kaydetti: “Öğrenciyle ilgili sorunların okul düzeyinde çözülmesi ilkesini esas alarak, merkezden yerele doğru yetki devrini gerçekleştireceğiz. Okulları akademik, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif performansa göre değerlendirerek, sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılmasını sağlayacağız. Ortaöğretimde uygulayageldiğimiz okul bazlı bütçe yönetimine, temel eğitim okullarımızın da geçmesine yönelik çalışmalarımızı tamamlayacağız.”

400´e yakın okula terör saldırısı yapıldı

Bakan  Avcı, terör olaylarının yaşandığı yerlere yönelik, destekleme kurslarıyla öğrencilerin eksikliklerini tamamladıklarını belirterek, bazı bölgelerde değişik gerekçelerle aksayan eğitim sürecini tamamlamak üzere destekleme kursları düzenlendiğini anlattı. Bakan Avcı, böylece hem öğrencilerin eksikliklerinin giderildiğini hem de öğretmenlerin hizmet içi eğitim programları aracılığıyla aksayan eğitim sürecini tamamlayacak tedbirler konusunda yetiştirildiğini anlattı.

Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde güvenlik eksenli tedbirler, boykot ve engellemeler neticesinde, eğitim öğretime verilen ara ve kayıpların telafisi amaçlı tedbirler alındığına işaret eden Bakan Avcı, şunları kaydetti: “Bu kapsamda, özellikle 8 ve 12´inci sınıflar merkeze alınarak, bütün kademelere ara tatili de dahil olmak üzere programlar uygulanmıştır. Ayrıca ikinci eğitim ve öğretim döneminde de bu tedbirler devam ettirilecektir. Bu noktada geçtiğimiz yıl bazı yerleşim birimlerimizde okul ve kurumlarımıza yönelik terör saldırıları nedeniyle aldığımız bir diğer tedbiri de takdirlerinize sunmak isterim. Geçtiğimiz yıl içinde bazı kurumlarımıza birden fazla olmak üzere toplam 400’e yakın okulumuza yönelik terör saldırısı gerçekleştirilmiştir. Bu vesileyle çocuklarımızın eğitim hakkını elinden almayı hedefleyen bu terör saldırılarını ve bu saldırıyı çocukların can güvenliğini hiçe sayarak vahşice yapan bu teröristleri huzurlarınızda bir kez daha kınıyorum. Bu saldırılar nedeniyle Bakanlığımız bütçesinden donatım, onarım ve acil ihtiyaçlar için fazladan 100 milyon liraya yakın bir kaynak kullanılmak zorunda kalınmıştır.”

 

2003´den bugüne kadar yaklaşık 250 bin derslik yapıldı

Bakan Avcı, eğitim ve öğretime erişimin artırılarak fırsat eşitliğinin sağlanması konusunda derslik ihtiyacının önemine işaret etti. Bu çerçevede, Bakanlığın 2016 yatırım ödeneğinin önceki yıla göre yüzde 14,39 artışla, 6 milyar 284 milyon 628 bin lira olarak öngörüldüğünü ifade eden Bakan Avcı, okullarda ikili öğretime son vermek ve tam gün eğitim-öğretime geçebilmek için yeterli sayıda derslik inşasına devam edeceklerini söyledi.

Bakan Avcı, 2003´den bugüne kadar, 44 bin 104’ü hayırseverler tarafından olmak üzere 249 bin 618 dersliğin yapıldığını belirtti. Bugün itibarıyla 109’u devlet, 76’sı vakıf üniversitesi olmak üzere 185 üniversite ve 8 vakıf meslek yüksekokuluyla beraber 193 yükseköğretim kurumunun bulunduğunu anımsatan Avcı, hükümetleri döneminde 56’sı devlet, 53’ü vakıf üniversitesi, 8’i vakıf meslek yüksekokulu olmak üzere 117 yeni yükseköğretim kurumu kurulduğunun altını çizdi.

 

Ücretsiz destekleme ve yetiştirme kursları açıldı

Bu eğitim ve öğretim yılında örgün ve yaygın ortaokul, ortaöğretim ve mezun öğrencilere ücretsiz destekleme ve yetiştirme kursları açıldığını dile getiren Avcı, 21 Ekim 2015 itibarıyla, 22 bin 272 kurs merkezinde, 253 bin 494 kadrolu öğretmen ve 38 bin 395 ücretli öğretmenin hizmet verdiği destekleme ve yetiştirme kurslarına 4 milyon 306 bin 858 öğrencinin başvurduğunu söyledi.

Bakan Avcı, ortaöğretim öğrencilerinin ücretsiz ders kitabı için 2016 için Bakanlık bütçesinde 194 milyon 510 bin 800 lira kaynak öngörüldüğünü belirterek, ilköğretim öğrencilerine ücretsiz dağıtılacak ders kitapları için de Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu´ndan 2016 için 240 milyon lira ödenek tahsis edildiğinin altını çizdi.

İlköğretim ve ortaöğretimde burs alan öğrenci sayısının 2003´te 101 bin 382 iken bu sayının da 2015 yılı Aralık ayı itibarıyla 243 bin 532’ye yükseldiğini kaydeden Bakan Avcı, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında toplam 1 milyon 330 bin 521 öğrencinin taşıma imkanından yararlandığını söyledi.

 

Okullaşma oranında artış

Tüm eğitim ve öğretim kademelerinde okullaşma oranlarında önemli iyileşmeler sağlandığını belirten Bakan Avcı şunları kaydetti: “Hükümetimizin en temel öncelikleri arasında yer alan okul öncesi eğitimde 2002’de 4-5 yaş okullaşma oranı yüzde 11,7 iken, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında 4-5 yaş (ay bazında) okullaşma oranı yüzde 41,57’ye; 5 yaşta (ay bazında) ise okullaşma oranı yüzde 61,69’a ulaşmıştır. Bu oranın yükseltilmesi bizim en önemli önceliklerinden olmaya devam edecektir. İlköğretimde net okullaşma oranı 2002’de yüzde 90,98 iken, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında yüzde 97,10’a yükselmiştir. Ortaöğretimde net okullaşma oranı 2002’de yüzde 50,57 iken, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında yüzde 79,37’ye yükselmiştir. Yükseköğretimde net okullaşma oranı 2002’de yüzde 14,65 iken, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında yüzde 39,49’a ulaşmıştır.”

İlköğretimde 2002-2003 eğitim ve öğretim yılında her 100 erkek öğrenciye karşılık 91,10 kız öğrencinin okullaştığını dile getiren Avcı, bu oranın 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında her 100 erkek öğrenciye karşılık 101,81 kız öğrenci şeklinde gerçekleştiğini belirtti.

Ortaöğretimde ise 2002-2003 eğitim ve öğretim yılında her 100 erkek öğrenciye karşılık 72,32 kız öğrenci okullaşırken bu oranın 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında her 100 erkek öğrenciye karşılık 95,40 kız öğrenci şeklinde gerçekleştiğini anlatan Avcı, yükseköğretimde 2002-2003 yılında kadın okullaşma oranı 13,53 iken, 2014-2015 yılında bu oranın da 41,10 olduğunu aktardı.

 

620 bin Suriyeli çocuğun, 310 binine eğitim veriliyor

Bakanlığın, 5-17 yaş arasında yaklaşık 620 bin Suriyeli çocuğun, 310 binine eğitim verdiğini söyleyen Bakan Avcı, bakanlığa bağlı okullarda bugün itibarıyla yaklaşık 73 bin Suriyeli öğrencinin okul öncesinden 12’inci sınıfa kadar, Türk akranlarıyla eğitimlerine devam ettiğini ifade etti.

Bakan Avcı, Bakanlığa bağlı resmi ve özel okullarda öğrenimlerine devam etmesi öngörülen öğrenci sayısının öğretim yılı sonuna kadar 105 binin üzerine çıkmasının hedeflendiğinin altını çizdi.

Kamplardaki eğitim merkezlerinde de eğitim verildiğini dile getiren Avcı, 2015-2016 eğitim ve öğretim yılının başlamasıyla kamplarda oluşturulmuş geçici eğitim merkezlerinde yaklaşık 82 bin, şehirlerde oluşturulmuş geçici eğitim merkezlerinde ise yaklaşık 155 bin Suriyeli öğrencinin okuduğunu söyledi. Bakan Avcı, yılsonuna kadar 450 bin Suriyeli öğrenciye ulaşılmasının hedeflendiğini belirtti.

 

Türkiye genelinde öğretmen doluluk oranı yüzde 93’e ulaştı

Dünkü 30 bin öğretmen atamasıyla Bakanlığın bünyesindeki  kadrolu öğretmen sayının 893 bin 448’den 923 bin 448’e yükseldiğin kaydeden Bakan Avcı, 2015-2016 eğitim ve öğretim yılında 45 bin 351 ücretli öğretmeninde görev yaptığını bildirdi.

Ülke genelinde öğretmen doluluk oranının, dünkü atamalarla yüzde 93’lere ulaştığını ifade eden Avcı, hedeflerinin yüzde 100’e ulaşmak olduğunu vurguladı. Bazı illerde öğretmen sirkülasyonun çok hızlı olduğu gerçeğinden hareketle bazı tedbirler alacaklarını bildiren Bakan Avcı, “Öğretmenlerin çalışma sürelerinin çok düşük olduğu bu illerde ve eğitim kurumlarında daha uzun süre görev yapmayı teşvik edici mekanizmalar üzerinde çalışıyoruz. Bu çalışmanın bölgeler arasındaki eğitim farklılığını en aza indirmede de önemli bir fonksiyon icra edeceğini ve tüm öğrencilerimiz için eşit eğitim fırsatı sağlamayı kolaylaştıracağına inanıyoruz” diye konuştu.

Okul türleri ve bölgeler arası başarı farklılıklarını azaltarak eğitimde fırsat eşitliğine bütün boyutlarıyla hayatiyet kazandıracaklarını dile getiren Bakan Avcı, şunları kaydetti: “Bu süreçle uyumlu bir şekilde öğretmen yetiştirme ve eğitim yönetimi alanlarında da önemli dönüşümleri hayata geçireceğiz. Bu amaçla öğretmenlerimizin hizmet öncesi eğitiminden itibaren, mesleğe girişi, adaylık ve sürekli mesleki gelişim eğitimleri ve kariyer gelişimine yönelik Bakanlığımızca yapılacak çalışmalara ışık tutması amacıyla eğitimin tüm paydaşlarının katılımıyla hazırlanan ‘Öğretmen Strateji Belgesi’ kamuoyunun dikkatine nihayet sunulacaktır. Eğitim fakültesi öğrenci veya mezunlarının öğretmenlik dışındaki alanlarda da istihdamının önünü açmak için eğitim fakültesi dışındaki fakültelerde çift ana dal veya yan dal yapma imkanı sağlayacağız. Eğitim fakülteleriyle diğer öğretmen adayı yetiştirilen yükseköğretim kurumlarının ve formasyon programlarının öğrenci kontenjanlarını, öğretmen ihtiyaç analiz ve projeksiyonlarını dikkate alarak belirleyeceğiz.” Bakan Avcı, şirketlerin, sektörlerine yönelik özel mesleki ve teknik eğitim okulu açabilmeleri için de düzenleme yapacaklarını kaydetti.

 

Yükseköğretime ilişkin düzenleme

Önümüzdeki süreçte, demokratik, özgürlükçü ve evrensel değerlere uygun bir üniversite tasavvurunun yanı sıra Türkiye’nin uluslararası öğrenci havuzundan aldığı payın artırılmasının da önemli hedeflerinden birisi olacağını kaydeden Bakan Avcı, şunları söyledi: “İlgili tüm kurum, kuruluş ve kişilerin görüş ve önerileri dikkate alınarak Bakanlığımız tarafından hazırlanacak yeni yasal düzenlemeyi önümüzdeki dönemde Parlamentoya sunmayı planlıyoruz. Kamu, özel sektör ve yükseköğretimin temsil edildiği, eğitim sisteminin talep ve arzı arasında bağlantı kuran ve bu çerçevede yükseköğretim politikalarını ele alan bir ´Yükseköğretim Planlama Kurulu´ oluşturulacaktır. Kurulacak yeni üniversite ve fakülteler için öğrenci ve öğretim elemanı sayısıyla fakültelerin doluluk oranları gibi objektif kuralları baz alan bir mekanizma geliştireceğiz. Bölgesel ihtiyaçlar ile yetkinlik düzeylerini dikkate alarak üniversitelerin ihtisaslaşmasını destekleyeceğiz. Özel üniversitelerin kurulmasına ve yurt dışındaki üniversitelerin Türkiye’de, Türkiye’deki üniversitelerin yurtdışında faaliyet göstermelerine imkan vereceğiz.”

Yükseköğretim kurumları bünyesinde veya yükseköğretim kurumlarıyla işbirliği içinde bağımsız ileri araştırma merkezlerinin kurulması için yeni destek mekanizmaları oluşturacaklarını ifade eden Avcı, üniversitelerin uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla daha fazla yabancı öğrenci kabul etmeleri ve öğretim elemanı istihdam edebilmelerini sağlayacaklarını dile getirdi.

 

Müfredat çalışmaları devam ediyor

Bakan Avcı, müfredat çalışmalarına ilişkin de şu bilgileri verdi: “Milli ve manevi değerlerine bağlı, evrensel değerleri özümsemiş bir öğrenci profilinin yetişmesi için gerekli eğitim ve öğretim müfredatının oluşturulmasına yönelik çalışmalarımız devam etmektedir. Müfredatın eğitimin her kademesinde öğrenciyi hayata hazırlayan, öğrenmeyi öğreten, istidatlarını ortaya çıkaran, temel becerileri veren, özgüveni pekiştiren, evrensel değerleri aktaran bir içeriğe sahip hale getirilmesi yönündeki çalışmalarımıza devam edeceğiz. Müfredatı bilgi teknolojileri destekli öğretime uygun hale getirerek, eğitsel e-İçeriklerin genişletilmesi ve daha da yaygınlaştırılmasını sağlayacağız. Okul öncesi ve ilköğretim kademelerinde oyun tabanlı öğrenmeyi etkin hale getireceğiz.

Mobil erişim sistemlerini geliştirecek; sosyal medyanın öğrenme aracı olarak daha etkin biçimde kullanılmasını sağlayacağız. Öğrencilerimize yazılı ve sözlü iletişim kurabilecek düzeyde yabancı dil öğretimine öncelik vereceğiz. Bu amaca yönelik olarak öğretme sistematiğini ve müfredatı gözden geçirerek, dil öğrenimini etkin hale getiriyoruz. Birlikte, problem çözmeye dayalı ve proje tabanlı öğrenmeyi teşvik eden eğitim teknolojilerini yaygınlaştırıyoruz. ”

Bakan Avcı, eğitim alanında gerçekleştirilecek bütün bu faaliyetler için 76 milyar 354 milyon 306 bin lirası Bakanlık, 23 milyar 590 milyon 696 bin lirası Yükseköğretim Kurulu ve üniversitelerin, 445 milyon 303 bin lirası Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı bütçesi olmak üzere, eğitime toplan 100 milyar 390 milyon 305 bin lira bütçe öngörüldüğünü kaydetti.

20.11.2014

Milli  Eğitim Bakanlığı, ÖSYM, YÖK ve 104 üniversitenin bütçeleri TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, 2015 yılı bütçe maratonu bu hafta da sürecek.

Komisyon, 21/11/2014  Cuma günü ise Milli  Eğitim Bakanlığı, ÖSYM, YÖK ve 104 üniversitenin bütçelerini görüşecek.

http://pbk.tbmm.gov.tr/dokumanlar/2015_merkezi_yonetim_butce_tasarisi.pdf

Yükseköğretim kurumları toplam bütçesi 18.493.252.000 TL.

ÖSYM, 364.239.000 TL.

KYK, 7.052.675.000 TL

 

En yüksek üniversite bütçe,

848.186.000 TL ile İstanbul Üniversitesi,

606.266.000 TL ile Hacettepe Üniversitesi

585.121.00 TL ile  Gazi Üniversitesi.

 

 

En düşük bütçe,

25.859.00 TL ile Türk-Alman Üniversitesi,

26.326.000 TL ile Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi

35.622.00 TL ile  Bursa Teknik Üniversitesi.

 

ÖSYM sınavlarında ‘gizli gözlemci’ dönemi

ÖSYM sınavlarında ‘gizli gözlemci’ dönemi

ÖSYM’nin sınavlarda “Gizli Gözlemci” adı ile başlattığı yeni uygulamayla ÖSYM Başkanlığı’nda üst düzey görevlilerden bir kısmı, sınavlara aday gibi girip, soruları yanıtlıyor ve denetim yapıyor.

ÖSYM, sınavlarda “Gizli Gözlemci” adı ile yeni bir uygulama başlattı. Buna göre, ÖSYM Başkanlığı’nda üst düzey görevlilerden bir kısmı, “Gizli Gözlemci” olarak sınavlara aday gibi girip, soruları yanıtlıyor ve denetim yapıyor.

ÖSYM Başkanlığı’ndan alınan bilgiye göre, ÖSYM, sınavlarda güvenliği sağlamak için kamera ve sınav görevlileriyle çalışıyor. ÖSYM’nin yeni başlattığı gizli gözlemci görevi ile sınavlara aday olarak gönderilen ÖSYM görevlileri sınav sürecini denetliyor. Gizli gözlemciler, aynı bir aday gibi uygun kimlik ve üst aramasından geçerek sınava giriyor ve sınav kurallarına uygun şekilde optik formu doldurup sınav sorularını çözüyor. Bu kişiler, tüm adaylarla eşit koşulda sınava giriyorlar ve adaylarla aynı kurallara riayet ediyorlar. ÖSYM kameraları ile bu kişilerin de sınavları izleniyor ancak sınavları değerlendirilmeye alınmıyor. Bu gizli ve özel görevle görevlendirilen ÖSYM temsilcileri kendilerinden şüphelendirmemeleri konusunda görev öncesi uyarılıyor.

Kaç kişinin nerede bu gözlemleri yaptığı konusu gizli tutulduğundan şu ana kadar görev yapmış olan kişi sayısı konusunda bilgi verilemiyor. Gizli gözlemciler, sınav sonrası bir rapor tutuyor.

Gözlemcilerin, “ÖSYM adına temsilciyim” dese dahi elinde bunu ispat edecek bir belgesi bulunmuyor. ÖSYM’nin bu sistemi tüm illere yaygınlaştırmak üzere çalıştığı kaydedildi. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ömer Demir’in de gizli gözlemci sıfatıyla ALES sınavına girdiği belirtildi.

Nobel ödüllü Sancar’dan üniversite adaylarına mesaj

Nobel ödüllü Sancar’dan üniversite adaylarına mesaj

ÖSYM, üniversite sınavlarına başvuru tarihleri yaklaşırken, Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar’ın adaylara mesajlarını içeren bir bilgilendirme videosu hazırladı.

ÖSYM, üniversite sınavlarına başvuru tarihleri yaklaşırken, Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar’ın adaylara mesajlarını içeren bir bilgilendirme videosu hazırladı.

ÖSYM, “kural ihlali” nedeniyle adayların sınavlarının geçersiz sayılmasının önüne geçmek için bilgilendirme amaçlı kısa bir animasyon filmi yaptı. ÖSYM, sınav görevlilerine yönelik de adayların binalara girişlerinde ve sınavda uymaları gereken kuralları hatırlatan, başka bir eğitim amaçlı film için çalışmalarını sürdürüyor.

Bu kapsamda, geçtiğimiz günlerde, Ankara’ya gelen ve bir dizi ziyaret gerçekleştiren Aziz Sancar, üniversite sınavına hazırlanan adaylar için kamera karşısına geçti.

Sancar’ın mesajlarının yer aldığı video, ÖSYM’nin hazırladığı eğitsel amaçlı bu filmlerde kullanılacak. Sancar, üniversite adaylarına, “Benim hikayem, üniversite sınavını kazanarak başladı. İnanmak, başarmak için yeterli. Gençler, yeter ki inanın, başaracaksınız. Geleceğiniz, geleceğimizdir. Haydi üniversiteye” diye seslendi.

Böylece ÖSYM, 2016 sınav dönemine “Geleceğiniz, geleceğimizdir” şeklindeki yeni bir slogan ile başlayacak. Aziz Sancar’ın mesajlarının yer aldığı videoya da yer verilecek olan eğitsel amaçlı iki film, yakın zamanda ÖSYM’nin resmi internet sitesinden yayınlanacak.

Yeni ÖSYM Başkanı Belli Oldu

Yeni ÖSYM Başkanı Belli Oldu

 

Yükseköğretim Kurulu’nca (YÖK), görev süresi dolacak ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir’in yerine önerilen üç isimden, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Demir yeni ÖSYM Başkanı olarak atandı.

Karar, bugünkü resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe gird.

 

21.03.2015

Yükseköğretim Kurulu, görev süresi dolacak ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir’in yerine önerdiği 3 ismi Milli Eğitim Bakanlığına sundu.

 

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), görev süresi dolacak ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir’in yerine önerdiği 3 ismi Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) sundu.

YÖK yetkililerinden alınan bilgiye göre, görev süresi 29 Mart’ta dolacak  ÖSYM Başkanı Demir’in yerine atanmak üzere MEB’e önerilen isimler,YÖK Genel Kurulunda belirlendi.

MEB’e sunulan isimler, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Demir

ömer demir

, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Vehbi Çelebi ile

Prof. Dr. Fatih Vehbi Çelebi

Üniversitelerarası Kurul Genel Sekteri Prof. Dr. Fatih Nuray oldu.

fatih_nuray

 

ÖSYM Başkanı müşterek kararnameyle 4 yıllığına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atanacak.

YGS-2015 Kendi Cevap Kâğıtları, Kendi Cevapları ve Kendi Soru Kitapçıkları Adayların Erişimine Açıldı

YGS-2015 Kendi Cevap Kâğıtları, Kendi Cevapları ve Kendi Soru Kitapçıkları Adayların Erişimine Açıldı

2015 Yükseköğretime Geçiş Sınavı (2015-YGS) ve 2014 Yükseköğretime Geçiş Sınavı (2014-YGS): Cevap Kâğıtlarının, Aday Cevaplarının ve Soru Kitapçıklarının Görüntülenmesi

15 Mart 2015 tarihinde yapılan Yükseköğretime Geçiş Sınavına (2015-YGS) veya 23 Mart 2014 tarihinde yapılan Yükseköğretime Geçiş Sınavına (2014-YGS) giren adayların cevap kâğıtlarının görüntüleri ve adayların cevap kağıtlarına yapmış oldukları işaretlemelerin optik okuyucular tarafından okunması sonucu elde edilen aday cevapları ve soruların doğru cevapları, sınava giren adayların sorulara verdikleri yanıtlarını ve değerlendirme sonuçlarını inceleyebilmeleri amacıyla ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi (https://ais.osym.gov.tr) üzerinden erişime açılmıştır.

Adaylar, ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr internet adresine T.C. Kimlik Numaraları ve şifreleri ile giriş yaptıktan sonra ilgili sınavı ve “Cevap Kağıdı Görüntüleme” ekranını seçerek sınavda kullandıkları cevap kağıdını görüntüsünü, cevap kağıdına yaptıkları işaretlemeleri, bu işaretlemelerin optik okuyucularla okunması sonucu elde edilen aday cevaplarını ve soruların doğru cevaplarını görebileceklerdir. Ayrıca adaylar, aday cevaplarının ve cevap anahtarının yayınlandığı form üzerindeki soru numaralarını tıkladıklarında, her soru için açılan yeni pencerede soru kökünü, cevap seçeneklerini ve sorunun doğru cevabı ile ilgili soruya kendilerinin vermiş olduğu cevabı görebileceklerdir. Sorular, adayın sınavda kullandığı kitapçığın soru ve seçenek diziliminde görüntülenmektedir. Ayrıca bu sayfada, adayların testlerdeki toplam doğru, yanlış ve boş cevap sayıları ile birlikte ham puanları da gösterilmektedir.

2015-YGS ve 2014-YGS sorularının ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi üzerinden erişime açılması, yargının sınavda sorulmuş sorulara erişim konusunda vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararını uygulamaya yönelik olarak ÖSYM Yönetim Kurulu’nun kararı ile uygulamaya alınmıştır. Bu karara göre:

“2015-YGS’de sorulan soruların (160 soru) alanlar gözetilerek rastgele seçilen % 20’si (32 soru) sınav tamamlandıktan hemen sonra hiçbir telif bedeli talep edilmeksizin ÖSYM’nin İnternet sitesinden kamuoyunun ve ilgililerin erişimine açılmıştır. Ayrıca bilgi edinme amaçlı olarak, 2015-YGS’de ve 2014-YGS’de sorulan soruların tamamı, sınava giren adayların cevap kâğıdı görüntüleri ve cevap anahtarları ile birlikte, sınav sonuçlarının açıklanmasından hemen sonra ve 10 gün süreyle, ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi (https://ais.osym.gov.tr) üzerinden TC Kimlik Numaraları ve kişisel şifreleri ile erişimine açılacaktır. % 80 oranındaki bu kısma ait telif hakları bedelli ya da bedelsiz olarak hiç bir kişi veya kuruluşa devredilmeyecek ve bu soruların kişisel ya da toplu her türden paylaşımı (basımı, yayımı, dağıtımı) yasak olacak, paylaşanlar hakkında 5846 sayılı Kanun kapsamında yasal yollara başvurulacaktır.”

Bu kapsamda, 2014-YGS veya 2015-YGS’ye giren adaylar, 19 Mart 2015 Perşembe günü saat 20:00’den itibaren https://ais.osym.gov.tr İnternet adresini üzerinden T.C. Kimlik Numaraları ve şifreleri ile girdikleri sınavların sorularını görebileceklerdir.

ÖSYM’den Yazılı Sınav (Açık Uçlu Sorularla Sınav) Açıklaması – 2

ÖSYM’den Yazılı Sınav (Açık Uçlu Sorularla Sınav) Açıklaması – 2

Son günlerde yazılı ve görsel medyada yer alan, ön yargılı, adayları ve kamuoyunu yanıltıcı nitelikteki yorumlara karşı, ÖSYM’nin son 3 yıldır üzerinde çalıştığı bu önemli ölçme yöntemi hakkında açıklama yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

Bilindiği üzere ÖSYM, kurulduğu 1974 yılından itibaren uyguladığı sınavları, Çoktan Seçmeli Sorular’dan oluşan testlerin uygulandığı sınav yöntemine uygun yürütmektedir. Zaman içerisinde bu uygulama, eğitim camiası içinde eleştirilmeye başlanmış, Çoktan Seçmeli Sorular’dan oluşan sınavlara karşılık yurt dışındaki uygulamalar, yurt dışındaki uygulamaların ülkemiz gerçeklerine göre alternatif çözüm önerileri kamuoyunda sıklıkla tartışılmıştır. Bu eleştirilerde de görüleceği üzere, çoktan seçmeli sorularla yapılan sınavların eğitim sistemimize olumsuz etkileri, sistemin tüm paydaşları tarafından tartışmasız kabul edilen bir gerçektir. Eleştirilerin odak noktasını; çoktan seçmeli sorularda adayların, cevabını bilmedikleri bir soruyu, % 20 oranında doğru cevaplama olasılıklarının olduğu hatta, ilgili konu hakkında bilgi sahibi olunmadan, test teknikleri kullanılarak seçenekler elenip doğru cevaba ulaşılabilmeleri, çoktan seçmeli soruların, üst düzey bilişsel becerileri ölçmede yetersiz kaldığı, öğrencilerin öğrenmeye olan yaklaşımlarını olumsuz etkilediği, adayların test tekniğini öğrenmek amacıyla dershanelere yönelmesine neden olduğu oluşturmaktadır.

03.03.2011 tarihli ve 27863 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6114 sayılı Kanun’la Merkezimize, “Hizmetin gereklerine uygun ölçme, seçme, değerlendirme ve yerleştirme yöntemlerini belirlemek” görevi de verilmiştir.  Bu görev tanımı ile birlikte ÖSYM, eğitim camiasının Çoktan Seçmeli Sorular’dan oluşan sınavlara yönelik eleştirilerine duyarsız kalarak, mevcut düzenin devamının kolaylığını seçmek yerine zor olanı seçerek çoktan seçmeli soruların yukarıda belirtilen dezavantajlarını ortadan kaldırmak amacıyla kapsamlı bir çalışma başlatmış ve oldukça önemli gelişmeler kaydetmiştir. Yurt dışındaki uygulamalar yerinde incelenmiş, ülkemizdeki sınavlarda aday sayısına bağlı en olası uygulamalar uzmanlarca değerlendirilmiştir.

Yurt dışında yapılan çalışmalarda görülmüştür ki; İngiltere, ABD, Avustralya gibi pek çok gelişmiş ülke, öğrencilerinin kritik düşünme ve bilgileri analiz etme gibi üst düzey bilişsel becerilerini de ölçmek, bu ölçümler doğrultusunda öğrencileri başarı düzeylerine göre sıralayabilmek için çoktan seçmeli sorularla yapılan sınavlarla yetinmeyip yazılı sınavlar da uygulamaktadır.

Bu bilgiler ışığında ve ölçme ve değerlendirme alanındaki gelişmeler doğrultusunda ÖSYM, sınavlarda açık uçlu soruların sorularak adayların bilgilerinin daha sağlıklı ölçülmesinin sağlanabilmesi amacıyla çalışmalar yapmıştır. Bu amaçla, komisyonlar oluşturulmuş, yurt içinden ve yurt dışından uzmanlar tarafından ÖSYM personelinin açık uçlu soruların hazırlanmasına yönelik eğitimleri yapılmış, sınavların uygulanması, cevapların değerlendirilmesine yönelik olarak teknik altyapı hazırlıkları tamamlanmıştır.

Bilimsel yöntemler ışığında yazılı sınav, yazılı sınavın uygulanması ve değerlendirilmesi:

Yazılı sınavlarda; değerlendirmenin objektif ve güvenilir olması için bilimsel yöntemler ve bu yöntemler ışığında geliştirilmiş olan puanlama anahtarları kullanılmaktadır.

Yazılı sınavlarda adaylar, sunulan seçenekler arasından doğru olanı seçmek yerine cevapları kendileri oluşturmaktadır. Adayların; söz konusu sorular için cevaplarını oluştururken kendi bilgilerini organize etmeleri ve bu bilgileri kendi kelime veya cümleleriyle ifade etmeleri gerekmektedir. Bu nedenle, adaylar başarılı olabilmek için konuları anlayarak çalışmaya yönelmektedirler. Ayrıca; bu sınavlarda öğrencilerin kopya çekmeleri de doğal olarak zorlaşmaktadır. Yazılı sınavlarda; kısa cevaplı, cevabı sınırlandırılmış ve cevabı sınırlandırılmamış olmak üzere üç farklı soru tipi söz konusudur:

Kısa cevaplı sorular; cevabı bir sözcük, bir sayı veya bir cümle ile adaylar tarafından cevap kâğıdına yazılan sorulardır. Bu sorularda cevaplar kısa olduğundan çok sayıda soru kullanılarak sınav yapılabilmektedir.

Cevabı sınırlandırılmış sorular ise; adaydan verilen soru metninde açık olarak belirtilen sınırlamalara uygun cevap oluşturması beklenmektedir. Bu sınırlamalar cevabın niteliği, uzunluğu veya organizasyonu ile ilgili olabilir ve kritik düşünme, bilgiyi analiz etme, orijinal bir probleme çözüm üretme gibi üst düzey bilişsel becerileri ölçmeyi hedeflemektedir.

Öte yandan, serbest yanıtlı sorular olarak da adlandırılan cevabı sınırlandırılmamış sorular cevapları kişiden kişiye değişen ve belirli bir sınırı olmayan genellikle kompozisyon tipi sorulardır ve bir durum hakkındaki düşünceleri organize ederek yazma, özgünlük, eleştirel düşünme ve problem çözme gibi üst düzey bilişsel becerilerin ölçülmesinde en etkili ölçüm yöntemidir.

Yazılı sınavda, cevapların değerlendirilmesi/puanlandırılması alan uzmanı puanlayıcılar tarafından bilgisayar ortamında yapılır. Puanlama yapılırken her soru için önceden hazırlanmış Puanlama Anahtarı kullanılır. Sorular hazırlanırken, aynı zamanda, ilgili puanlama anahtarı da alanında uzman akademisyenler tarafından hazırlanır.  Bu anahtar üzerinde soruya verilebilecek olası cevaplar ve bu cevaplara verilebilecek puanlar yazılır. Ayrıca kabul edilemeyecek cevaplar varsa onlar da belirtilir. Soru tasarlanırken bir soruya verilen cevaba göre tam puan verilebileceği gibi kısmen doğru olan cevaplara da kısmi puan verilmesi söz konusu olabilmektedir. Bunun için puanlama anahtarı hazırlanırken puan verilecek her aşama tespit edilmekte ve bu aşamalara ne kadar puan verileceği belirtilmektedir. Değerlendirme sırasında, her bir soru için; soru metni, adayın verdiği cevap ve soruya ait Puanlama Anahtarı bilgisayar ekranında puanlayıcıya gösterilmektedir. Verilecek puanlar açık ve net olarak belirli olduğundan yanlı bir değerlendirme yapılması mümkün değildir.

Sınav sonrasında adaylara ait soru-cevap kitapçıkları taranarak bilgisayar ortamında elektronik olarak her soru ayrıştırılmakta ve aday kimliğinden bağımsız hale getirilmektedir. Yani sistem üzerinde hangi cevabı hangi adayın verdiği bilgisi kesinlikle puanlayıcılara bildirilmemektedir. Bu şekilde adayın kimliğinden arındırılmış ve elektronik ortama taşınmış olan her bir soru rastgele farklı iki puanlayıcı tarafından değerlendirilmekte ve her ikisinin de aynı puanı vermesi beklenmektedir. Yani puanlayıcılar hangi adayın cevabını değerlendirdiklerini bilmedikleri gibi ikinci değerlendiricinin de kim olduğunu ve nasıl puanlama yaptığını kesinlikle bilmemektedirler. Bir soruya puanlayıcılar farklı puanlama yaptıklarında sistem uyarı vermekte ve soru alanında uzman farklı bir üçüncü  puanlayıcı tarafından tekrar kontrol edilerek değerlendirilmektedir. Bu nedenle yazılı sınavın objektif (adaydan ya da değerlendiriciden bağımsız olarak) değerlendirilmesi hususunda hiçbir tereddüt söz konusu değildir. Tecrübeler aday sayısından bağımsız olarak sınav sonuçlarının makul sürede açıklanmasının mümkün olduğunu göstermektedir. Yazılı sınav sorularına verilen cevapların yazımı, gramer kurallarına uyumu ve el yazısının karakteri, adaylar tarafından yapılan kısaltmalar gibi unsurlar değerlendirmeyi etkileyen unsurlar değildir.

2013 ve 2014 yıllarında; ÖSYM yazılı sınav yapma konusunda teknik alt yapı ve becerilerini artırmak amacı ile yoğun bir dizi çalışma yürütmüştür. Konunun uzmanı olan uluslararası kurum ve kuruluşlar ziyaret edilmiş, sistemleri incelenmiş, uzmanlar ile görüşülmüş ve gerekli olan alt yapı oluşturularak ilgili personele gerekli eğitimler verildikten sonra 2013 yılında 1181 adayın sınava katıldığı bir deneme sınavı başarı ile gerçekleştirilmiştir. Edinilen deneyim ile daha sonra yapılan 2013-YDUS, 2014-KDK, 2014-YDUS ve 2014-İnsan Hakları Uzman Yardımcılığı sınavları yazılı sınav uygulaması şeklinde yapılmıştır. Bu sınav uygulamaları tahminlerin üzerinde başarılı olmuş ve beklenen süreden çok daha kısa sürede sonuçlar değerlendirilerek açıklanmıştır. Gerek sınava ve gerekse sınav koşullarına itiraz gelmemiş, eğitim camiası uygulamaya ilişkin olumlu görüşlerini dile getirmişlerdir.

Yazılı sınav sistemi, 28 Mart 2015 tarihinde yapılacak olan 2015 İçişleri Bakanlığı Kaymakam Adaylığı Giriş Sınavında olduğu gibi ilgili kurumlarının olumlu görüşü alınarak önümüzdeki günlerde yapılacak sınavlarda adaylara yeterli süre önceden bilgi verilerek kısmen ya da tamamen uygulanacaktır. ÖSYM’nin her sınavda olduğu gibi yazılı sınavda da şeffaflık ilkesinden taviz vermesi mümkün değildir. Bu nedenle isteyen adaylar, sınav sonrasında kendi soru-cevap kitapçıklarını inceleyebileceklerdir.

 

2015-YGS/LYS’de Açık Uçlu Soru Yok Çoktan Seçmeli Sorulara Devam

ÖSYM yaptığı açıklamada YÖK’ün 2015-YGS/LYS’de açık uçlu soru kararı olmadığını,  bu nedenle çoktan seçmeli sorulara (test) devam edeceğini açıkladı.

ÖSYM Açıklaması:

Yazılı Sınavı en yaygın biçimde 2015 yılında da uygulamaya devam edecektir. Bu sınavların duyuruları da ÖSYM İnternet sitesinde yer almaktadır. Ancak YGS ve LYS sınavlarını içeren ÖSYS’de yazılı sınav uygulaması henüz söz konusu değildir. Bugün görsel medyada yer alan haberler asılsız ve gerçek dışıdır.

Üniversite giriş sistemi (Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi-ÖSYS) ile ilgili tüm düzenlemeler Yükseköğretim Kurulu tarafından yürütülmektedir. 

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın Açıklaması:

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, üniversiteye giriş sisteminde değişiklik yapılarak açık uçlu/yazılı cevap gerektiren soru sorulacağına dair haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

YÖK’ten yapılan yazılı açıklamaya göre, bugün bazı basın yayın organlarında “üniversiteye giriş sisteminde bir değişiklik yapılarak açık uçlu/yazılı cevap gerektiren soru sorulacağına” dair haberler üzerine YÖK Başkanı Saraç, sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu.

Saraç, 2015 üniversiteye giriş sınavlarına hazırlanan öğrencilerin tereddüt yaşamamaları için açıklama yapılması ihtiyacı duyulduğunu belirterek, “Üniversiteye giriş sisteminde değişiklik yapılarak açık uçlu/yazılı cevap gerektiren soru sorulacağına’ dair haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Sınavlar bu kadar yaklaşmış iken bu türden gerçek dışı haberler ve açıklamalarla öğrencilerimizde kafa karışıklığına yol açılmaması gerektiğini düşünmekteyiz” ifadesini kullandı.

YÖK’ün, basın yayın organlarının kendilerine intikal eden duyum ve haberlerin teyidine ilişkin taleplerini her zaman cevaplandırmaya hazır olduğunu da vurgulayan Saraç, şunları kaydetti:

“Sevgili öğrencilerimizin çalışmalarına aynı minval üzere devam etmelerini, üniversiteye giriş sisteminin usul ve esaslarını belirleme yetkisinin münhasıran YÖK’te olduğunu, ÖSYM’nin ise bu belirlenen esaslara göre sadece sınavları yapan kurum olduğunu hatırlatırız. Bu vesile ile YÖK olarak bu tür büyük kitleleri alakadar eden değişiklik çalışmalarının süreci beyan edilmiş bir tarzda ve kamuoyu önünde açık bir şekilde sürdürülmesi gerektiğine dair başkan olarak tayin edilişimizin akabinde ifade ettiğimiz düşüncemizin bizim için bir ilke olduğunu da bir defa daha kamuoyu önünde beyan ediyoruz.”

2012’de komiser yardımcılığı sınavına giren 687 kişinin notları istendi

2012’de komiser yardımcılığı sınavına giren 687 kişinin notları istendi

Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, 2012’de yapılan komiser yardımcılığı sınavına giren 687 kişinin eğitim dönemlerine ait not dokümanları üç kurumdan talep edildi.

 

Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı,  2012 yılında yapılan komiser yardımcılığı sınavının sorularının önceden elde edildiğine dair iddialarla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, sınava giren 687 kişinin eğitim dönemlerine ait not dokümanlarını üç kurumdan talep etti.

Alınan bilgiye göre, Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığında görevli cumhuriyet savcısı Harun Ceylan’ın yürüttüğü soruşturmada, Milli Eğitim Bakanlığı, ÖSYM ve Polis Akademisi’nden, 2012’deki komiser yardımcılığı sınavına giren 687 kişinin eğitim dönemlerine ait not dokümanları talep edildi.

Bin 949 kişinin başvurduğu sınavda 687 kişi yazılı sınava katılmaya hak kazanmıştı.

Yazılı sınava girenlerden 200 asil 200 yedek 400 kişi sınavı kazanmıştı.

Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesinde komiserlik sınavını kazanan 200 kişiden 188’inin, 80 ila 100 arası puan aldığı belirtildi.

Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesinde 2012 yılında gerçekleştirilen sınavın sorularının, sınav öncesi elde edildiği iddiaları üzerine Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı 16 Ocak 2015’te soruşturma başlatmıştı.