Tarsus Amerikan Koleji ‘Dünyanın En Güzel 13 Okulu’ listesinde

Tarsus Amerikan Koleji ‘Dünyanın En Güzel 13 Okulu’ listesinde

Uluslararası bağımsız haber sitesi Tech Insider, Tarsus Amerikan Koleji ve Tarsus SEV İlköğretim Kurumları’nı, ‘Dünyanın En Güzel 13 Okulu’ listesinde gösterdi.

Dünyanın En Güzel 13 Okulu:

http://www.techinsider.io/most-beautiful-schools-in-the-world-2016-1

Dünyanın  En İnovatif 13 Okulu:

http://www.techinsider.io/the-13-most-innovative-schools-in-the-world-2015-9

Adalet Bakanı ile Danıştay Savcısı Arasında “Ortaöğretimde başörtüsü serbestliği” Polemiği

Adalet Bakanı ile Danıştay Savcısı Arasında “Ortaöğretimde başörtüsü serbestliği” Polemiği

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Danıştay savcısının “Ortaöğretimde başörtüsü serbestliği getiren yönetmelik hükmünün iptali” isteminin Anayasa ve Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu bildirdi.

Bozdağ, sosyal paylaşım sitesi Twitter’daki hesabından, Danıştay savcısının “Ortaöğretimde serbestliği getiren yönetmelik hükmünün iptali gerekir” yönündeki görüşünü değerlendirdi.

Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin başörtüsü yasağına gerekçe yapılamayacağını belirten Bozdağ, bu sözleşmenin, aksine başörtüsü serbestliğine gerekçe ve dayanak oluşturacağını bildirdi.

Danıştay savcısının ya Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni okumadığını ya da ideolojisinin okuduğunu anlamasına engel olduğunu ifade eden Bozdağ, şunları kaydetti:

“Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ilgili maddelerini aynen yazıyorum. Savcının haklı olup olmadığına siz karar verin. İşte sözleşme hükümleri, Madde 14/1, ‘Taraf devletler, çocuğun düşünce, vicdan ve din özgürlükleri hakkına saygı gösterirler’. Madde 14/2, ‘Taraf Devletler, anababanın ve gerekiyorsa yasal vasilerin, ..çocuğa yol gösterme konusundaki hak ve ödevlerine, saygı gösterirler’. Madde 20/3, ‘

23.09.2014

Avcı: “Liselerde başörtüsü yasağının kalkmasına ilişkin provakatif olaylar yapabilirler”

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı yapılan düzenlemeler ve doğuda yakılan okullarla ilgili konuştu, 

“Provokasyon bekliyorum. İmam Hatip ortaokullarında zaten bu uygulanıyordu. 5. sınıftan itibaren isteyen herkes bunu uygulayabilir.”

“Okul yakmak terördür. Okul yakmak halk düşmanlığıdır. Özel okul açmak için MEB’e başvurular en geç o yılın Eylül ayında yapılmalı” 

dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Bilkent Oteldeki “Medya Okuryazarlığı Dersi Tanıtım Toplantısı ve Yenilikler Paneli” sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Öğrencilerin kılık kıyafetlerine ilişkin yönetmelikte yapılacak değişikliğe ilişkin soru üzerine Avcı, başkalarının özgürlüğünü kısıtlamayan her özgürlük genişlemesinin, özgürleşmenin iyi olduğunu dile getirdi.

Yönetmelikte yapılacak değişikliğin daha önceki bir uygulamanın genişletilmesi olduğuna işaret eden Avcı, “Ortaokullarda ve liselerde zaten belli okullarda bu uygulama vardı” dedi.

Bazı öğrenci ve velilerinden gelen yoğun taleplerle doğrultusunda bu uygulamanın kapsamının genişletildiğini dile getiren Avcı, “Anaokulu, ilkokul söz konusu değil. Bazı medya organlarında öyle şeyler de vardı. Ortaokullarda ve liselerde zaten bazı okullarda uygulanıyordu. Dolayısıyla kapsam o çerçevede. Ama daha çok lise öğrencilerini ilgilendiren bir uygulama. Çünkü özellikle oradan geliyordu. İmam hatip ortaokullarında oralarda zaten uygulanıyordu. Dolayısıyla ortaokul ve liselerde” diye konuştu.

“5. sınıf itibarıyla diye biliyoruz mu?” diye sorulması üzerine Avcı, “5. sınıf itibarıyla isteyen öğrenciler bu uygulamadan yararlanabilir” ifadelerini kullandı.

“Başı açık ibaresi kaldırıldı ama kapalılığın da nasıl olacağı tanımlanmadı. Peçeyle de öğrenciler gelebilecek mi?” şeklindeki soru üzerine Avcı, şunları söyledi:

“Yok öyle şeyler. Böyle provokasyonlar olur mu? Bugünlerde bekliyorum, olur. Evet, birileri bu tür fotoğraflar çekmek için mizansenleri kurgularlar. Geçmişte bunun örneklerini yaşadık. İşin doğal akışı içerisinde böyle şeyler olmaz. Ama dediğim gibi anaokullarına bile çarşaflı öğrenciler sokarak fotoğraf çektirenler olur. Bunu biliyorum. Böyle provokasyonların da yapılabilineceğini biliyorum. İşin doğrusu belli bir düzeydeki öğrenciler için, bunu arzu eden öğrencilerin önündeki engellerin kaldırılmasıdır.”

Avcı, “Zaten bakın ortaokullarda bu uygulama vardı. Ve bazı derslerde de vardı. Dolayısıyla oradaki genişleme ortaokullarda da. Evet” dedi.

“Okul yakmak terördür”

Diyarbakır’da Kürtçe eğitim vereceği öne sürülen “okul” ile ilgili Valiliğe başvuru yapıldığının anımsatılması üzerine Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu tür başvuruların yapılması için okul yakmak gerekmez. Okul yakmak terördür ve bununla bir sonuç almak da mümkün değildir. Bunun da apaçık bir provokasyon olduğunu özellikle bölgede yaşayan halkımız çok iyi biliyor. Bu halk düşmanlığıdır. Okul yakmak doğrudan doğruya o bölgedeki halka düşmanlık etmektir ve oraya çocuklarını gönderen vatandaşlarımızın haklarını gasp etmektir. Dediğim gibi halk düşmanlığıdır. Bununla sonuç almak da mümkün değildir. Bu işin yolu yordamı yasalarda belirlenmiştir. O yasal prosedürler içinde müracaat eden herkesin müracaatlarını biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak değerlendiririz.”

Başvuru en geç o yılın 1 Eylül’e kadar yapılmalı

Bugünlerde muhtemelen “Müracaat ettik, Milli Eğitim Bakanlığı bahane üretiyor” şeklinde tartışmaların başlayacağını dile getiren Avcı, “Bahane değil, yasal bir zorunluluğu hatırlatıyorum. Özel okul açmak için Milli Eğitim Bakanlığına yapılacak müracaatların en geç o yılın 1 Eylül’üne kadar yapılması gerektiği konusu yasada yazıyor” diye konuştu.

Bu nedenle Bakanlık olarak pek çok okul müracaatını kabul edemediklerini kaydeden Avcı, İstanbul’da, Urfa’da başka illerde özel okul açmak için müracaat eden bazı girişimcilere, yasada yazan tarihi geçirdikleri için bu yıl için bunlara okul açma izni veremediklerini kaydetti.

Bunlardan bir tanesinin de İstanbul Başakşehir’deki Tayyip Erdoğan Spor Lisesi olduğunu bildiren Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sadece ve sadece başvuru süresini geçirdiği için ona da izin vermedik. Bu yasal düzenlemedir. Bakanın yetkisinde, yönetmelikte falan olsa yine düşünülebilirdi. Ama yasa diyor ki ‘Özel okul açmak için müracaatlar o yılın 1 Eylül’üne kadar yapılır. 1 Eylül’den sonra yapılacak müracaatlar bir sonraki ders yılında değerlendirilir.’ Bu tarihte, 23 Eylül’de yapmışsanız müracaatınızı, 1 Eylül’ü 23 gün geçmiş demektir.”

Bir gazetecinin “Bir sonraki yıla kaldı otomatik olarak” demesi üzerine Avcı, “Evet. Dolayısıyla 1 Eylülden itibaren yapılacak her müracaatı, tıpkı o spor lisesi için olduğu gibi tıpkı Urfa’daki diğer bir özel okul gibi, onlarca örneği var bunun. 1 Eylül tarihini geçirdikleri için yasal olarak 1 Eylülden sonra izin vermiyoruz, hiçbir okula. Çünkü o tarihten sonra açılış işlemlerine başlayan bir okul en az 2 ay açılış şeyi sürüyor. 1 sömestri geçmiş oluyor.”

Avcı, özel okul açmak isteyen girişimcilerin, 1 Eylül tarihine kadar müracaatlarını yapmak zorunda olduklarını vurguladı.

Konuyla ilgili ders kitabı gibi altyapı hazırlığı olup olmadığının sorulması üzerine Avcı, özel okullarda, müracaat sahiplerinin zaten müfredat, program ve ek ders önerisinde bulunduğunu dile getirdi.

Avcı, önerilerin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından uygun bulunduğu takdirde bu programlara, derslere izin verildiğini söyledi.

Farklı dillerde ve farklı içerikli ders okutmak isteyen özel okulların, bunlarla ilgili program önerileri ve öğretim materyalleri hazırlıklarını Talim Terbiye Kurulu’na sunmaları gerektiğini hatırlatan Avcı, Kurul’un da ölçütlerine göre konuyu değerlendirip, izin verip ya da vermeyeceğini anlattı.

Avcı, bunun bütün özel okullarda okutulan farklı dersler için geçerli olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“Bir de tabii bütün okullarda okutulması zorunlu olan özel olsun resmi olsun Türkçe okutulması zorunlu derslerimiz var. Onlar da zaten belli. Dolayısıyla her yeni müracaat, önce altyapı imkanları, fiziki imkanları sonra beşeri imkanları sonra programları itibarıyla Milli Eğitim Bakanlığı tarafından değerlendirilir.”

Panele ilişkin “Niye onu sormuyorsunuz? Sizinle çok ilgili, sizin mesleğinizle ilgili” diyen Avcı, medya okuryazarlığı dersine çok önem verdiklerini belirterek, dersi seçen öğrencilere ve onları yönlendiren velilere teşekkür etti.

Medya okuryazarlığı dersinin zorunlu olup olmayacağı şeklindeki soruyu da Avcı, zorunlu derslerin sayısını olabildiğince azaltmak istediklerini söyledi.

Haftada 40 saat ders yapıldığını, eğer her dersi zorunlu yaparlarsa haftada 150 saate ihtiyaç duyulacağını belirten Avcı, medya okuryazarlığı dersinin zorunlu olmasına ilişkin iletişim fakültesi mezunlarının ciddi talepleri olduğunu anımsattı.  Avcı, “Ama başka alanlarda da pek çok seçmeli dersin zorunlu olması yönünde o dersin ilgili kamuoyu tarafından kampanyalar yapılıyor. Biz bunu bir dengede tutmak zorundayız. Zorunlu derslerle seçmeli dersleri bir denge içerisinde yürütmek zorundayız. Çünkü netice itibarıyla elimizde sadece haftada 40 saat var” diye konuştu.

Lise ders kitapları güncellendi

Lise ders kitapları güncellendi

Milli Eğitim Bakanlığı, lise kademesinde okutulan 110 ders kitabından 95’ini inceleyerek güncelleme yaptı, güncellenen kitaplar 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında kullanılacak.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) lise kademesinde okutulan 110 ders kitabından 95’ini inceledi. Güncellenen kitaplar, 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında kullanılacak.

Ortaöğretim Genel Müdürlüğünce ders kitaplarının niteliğini artırmak için yürütülen çalışma kapsamında, mevcut programlara göre hazırlanan ve liselerde okutulan ders kitapları bütüncül bir bakış açısıyla, Anayasa ile yasalara uygunluk, içeriğinin bilimsel ve dil yeterliliği, görsel-tasarım açısından yeterlilik, tarihsel, kültürel, dini ve milli hassasiyetler bağlamında incelendi.

Çalışma kapsamında, öğretmenler, akademisyenler, yazar ve görsel tasarımcıların katılımıyla çalıştaylar da düzenlendi.

Bu kapsamda, lise kademesinde 9, 10, 11 ve 12’inci sınıflarda 2015-2016 eğitim öğretim yılında okutulan 110 kitabın incelenmesi kararlaştırıldı. Üç ay önce başlatılan çalışma çerçevesinde 52’si Milli Eğitim Bakanlığı, 43’ü özel sektör yayını olmak üzere 95 kitapla ilgili inceleme ve güncelleme işlemleri tamamlandı.

Komisyon üyeleri ile yazarlar tarafından düzeltilerek Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına gönderilen kitaplar, 2016-2017 eğitim öğretim yılında liselerde okutulacak.

Liselerde bütün ders kitapları incelenecek

Çalışma kapsamında inceleme işlemleri bu yıl da devam edecek. Ortaöğretim Genel Müdürlüğü, sadece bu yıl okutulması kararlaştırılan kitapları değil ortaöğretim kademesindeki tüm ortak ve seçmeli derslerin program ile ders kitaplarını inceleyecek.

Bakanlık, çalışmalarla bu öğretim yılında okutulan kitaplar ile Talim ve Terbiye Kurulu kararıyla yeterliliğe sahip kitapları da inceletmiş olacak. Böylece müfredatın uygulanması, öngörülen kazanımların gerçekleştirilmesi ve eğitim öğretim sürecinde en önemli araçlardan kitapların daha nitelikli hale getirilmesi sağlanacak.

Darüşşafaka’nın sınav başvuruları başladı

Darüşşafaka’nın sınav başvuruları başladı

DARÜŞŞAFAKA GİRİŞ SINAVI

“Ortaokuldan Üniversiteye Ücretsiz Kolej Eğitimi”

Başvurular 4 Ocak – 25 Mayıs 2016

  • Annesi veya babası hayatta olmayan
  • Maddi olanakları yetersiz
  • İlkokul 4. sınıf öğrencileri

 

Darüşşafaka Giriş Sınavı

29 Mayıs 2016 Pazar 10.00*

Bilgi İçin:

www.darussafaka.k12.tr

0212 276 5533

 

Son Başvuru Tarihi

25 Mayıs 2016 Çarşamba

 

* Sınava katılacak adayların 29 Mayıs 2016 Pazar 09.00’da sınav yerlerinde hazır bulunmaları gerekmektedir.

DARÜŞŞAFAKA GİRİŞ SINAVINA KATILMA KOŞULLARI

  • Annesinin veya babasının hayatta olmaması
  • Ailenin maddi olanaklarının iyi bir eğitim için yeterli olmaması
  • 2005 ve sonrası doğmuş olması (Yaş düzeltmesi geçersizdir.)
  • 2015-2016 öğretim yılında ilkokul 4. sınıf öğrencisi olması
  • Sağlık ve diğer yönlerden yatılı okula kabulünde sakınca bulunmaması
  • vatandaşı olması

DARÜŞŞAFAKA GİRİŞ SINAVINA BAŞVURUDA İSTENEN BELGELER

  • DARÜŞŞAFAKA GİRİŞ SINAVI Başvuru Formu
  • Adayın okumakta olduğu ilkokul müdürlüğünden alınacak, “ilkokul 4. sınıf öğrencisi olduğunu gösterir imzalı ve mühürlü belge” (Okul karnesi kabul edilmez.)
  • Nüfus Cüzdanı fotokopisi
  • Vukuatlı Aile Nüfus Kaydı Örneği (Suret, fotokopi, muhtar belgesi, ölüm tutanağı kabul edilmez.)
  • 2 Adet yeni çekimli vesikalık fotoğraf

DARÜŞŞAFAKA GİRİŞ SINAVI ADAY KAYDI

Adayların sınava katılabilmeleri için,

  • Sınava başvuruda istenen belgeleri eksiksiz olarak Darüşşafaka Ortaokulu’na ulaştırmaları gerekmektedir.

DARÜŞŞAFAKA ORTAOKULU’NA KESİN KAYIT

  • Sınavda başarılı olan adayların, kendilerine bildirilen tarihlerde Sağlık Kuruluna girmek üzere Darüşşafaka Ortaokulu’na gelmeleri gerekmektedir.
  • Aday kaydının kesinleşmesi, Sağlık Kurulunun, öğrencinin yatılı okula kabulüne bir engel olmadığına ilişkin “Rapor” vermesine ve
  • Darüşşafaka Ortaokulu tarafından belirlenen tarihlerde yapılacak olan mali durum araştırmasına bağlıdır.

DARÜŞŞAFAKA ORTAOKULU’NA KAYDIN GEÇERSİZ OLACAĞI DURUMLAR

  • Darüşşafaka Ortaokulu tarafından kendilerine bildirilen tarihlerde “Sağlık Kurulu” davetine uymayan
  • Darüşşafaka Ortaokulu tarafından belirlenen tarihlerde yapılan “mali durum araştırması” sürecine katılmayan adaylar
  • DARÜŞŞAFAKA GİRİŞ SINAVINDA başarılı olmuş olsalar da “Kesin Kayıt Hakkı” kazanamazlar.

 

 

 

SINAV MERKEZLERİ

 

ADANA:               İsmet İnönü Kız Teknik ve Meslek Lisesi Tel: (0-322) 454 26 76

AĞRI :                   Şeyh Edebali  İlkokulu  Tel: (0-472) 215 12 16

ANKARA :           Namık Kemal Ortaokulu  Tel: (0-312) 425 24 05

ANTALYA:           Başöğretmen Atatürk Ortaokulu  Tel:  (0-242) 312 66 70-71

BURSA:                Dörtçelik İlkokulu  Tel: (0-224) 327 75 23

DENİZLİ:              Gazi İlkokulu  Tel: (0-258) 216 18 35 / 241 75 13

DİYARBAKIR :    Ali Emiri Ortaokulu  Tel: (0-412) 228 05 51 – 52

ERZURUM :        İsmetpaşa ilkokulu  Tel: (0-442) 234 78 67

GAZİANTEP:      Abdullah Kepkep İlkokulu   Tel: ( 0-342) 230 31 43

İSTANBUL :         Darüşşafaka Eğitim Kurumları  Tel: (0-212) 286 22 00

İZMİR :                 Merkez Halit Bey  İlkokulu  Tel: (0-232) 262 47 22

KAYSERİ:             Besime Özdereci  Ortaokulu  Tel: (0-352) 223 41 46

KONYA :              Mümtaz Koru İmam Hatip Ortaokulu  Tel: (0-332) 351 12 22

MALATYA :         Fırat İlkokulu   Tel: (0-422) 321 11 55

MARDİN:            13 Mart  İlk ve Ortaokulu  (0-482) 213 29 07

MERSİN :             İleri Ortaokulu   Tel: (0-324) 237 12 30

SAMSUN :           Merkez Alparslan İlkokulu  Tel: (0-362) 231 10 42

SİVAS:                  Behrampaşa Ortaokulu  Tel: (0-346) 221 22 77

ŞANLIURFA :      Fevzi Çakmak Ortaokulu   Tel: (0-414) 313 51 27

TRABZON:          Cudibey Ortaokulu   Tel: (0-462) 321 12 94

VAN :                    Hüsrev Paşa İlk ve Ortaokulu    Tel: (0-432) 216 12 23

TANITIM YAPILACAK İLLER VE TARİHLERİ

28 Mart  2016 Pazartesi

AFYONKARAHİSAR
BURSA
DİYARBAKIR
ERZURUM
GAZİANTEP
KOCAELİ (GEBZE)
MANİSA (SOMA)
MERSİN
SAMSUN
VAN

 

 

29  Mart  2016 Salı

 

AYDIN
BALIKESİR
HATAY
KARS
ŞANLIURFA

 

30 Mart 2016  Çarşamba

AĞRI
KAHRAMANMARAŞ

 

 

04  Nisan 2016 Pazartesi

EDİRNE
ELAZIĞ
MUĞLA
NEVŞEHİR
SAKARYA
TRABZON

 

05  Nisan 2016 Salı

DENİZLİ
ERZİNCAN
KASTAMONU
KAYSERİ
TEKİRDAĞ (ÇORLU)

 

08 Nisan 2016 Cuma

İSTANBUL (KADIKÖY)

 

12  Nisan 2016 Salı

İSTANBUL (TİM )

 

Darüşşafaka Caddesi No: 14  34457 Maslak – İSTANBUL Tel: ( 0 212 ) 286 22 00 –  14 HAT

Faks: ( 0 212 ) 286 31 77

www.darussafaka.k12.tr

 

NEDEN DARÜŞŞAFAKA?

Bütün aileler çocuklarının iyi bir eğitim almasını, başarılı olmasını, mutlu yaşamasını, ailesine ve ülkesine yararlı olmasını ister.

Darüşşafaka babası ya da annesi hayatta olmayan, maddi olanakları yetersiz, yetenekli çocuklara parasız ve yatılı bir eğitim fırsatı sağlamaktadır.

Darüşşafaka, ülkemizin bütün çocuklarının iyi bir eğitim alma hakkı olduğunu düşünen hayırsever kişiler tarafından 1863’te kurulmuştur.

Darüşşafaka, her yıl sınavla seçtiği öğrencilerin eğitim, sağlık, beslenme, barınma ve giyim gibi tüm gereksinimlerini karşılamakta, onları en iyi biçimde yetiştirerek liseden mezun etmektedir.

Darüşşafaka Lisesi’ni bitiren öğrenciler, İngilizce bilen, bilgisayar kullanabilen, bir müzik aleti çalabilen, spor yapan, güzel konuşan, çok okuyan bilgili gençler olarak üniversiteye başlamaktadır.

Darüşşafaka, başarılı öğrencilerini üniversite eğitimleri süresince de burs vererek desteklemektedir.

 

DARÜŞŞAFAKA’DA ÇOCUKLAR

  • Çağdaş teknolojiyle donanmış derslik ve laboratuvarlarda, bilgisayar destekli eğitim görür.
  • Tam donanımlı zengin kütüphaneden yararlanır.
  • Türkçeyi ve İngilizceyi doğru ve düzgün kullanmayı öğrenir.
  • Açık/kapalı spor alanlarında basketbol, futbol, tenis oynar; yüzme öğrenir; jimnastik yapar.
  • Büyük ve görkemli tiyatro salonunda gösteri izler, gösteri yapar.
  • İstediği, yetenekli olduğu bir müzik aletini çalmayı öğrenir.
  • Sağlık hizmetlerinden yararlanır.
  • Bireysel ve sosyal beceriler kazanacağı çok zengin etkinliklere katılır.
  • İstediği üniversitenin istediği bölümüne yerleşebilmesi için etkin akademik ve psikolojik destek alır.

 

 

 

 

 

Keçiören İmam Hatip Lisesi öğretmenine cinsel istismardan dava: Savcılık 275 yıl istedi

Keçiören İmam Hatip Lisesi öğretmenine cinsel istismardan dava: Savcılık 275 yıl istedi

Keçiören İmam Hatip Lisesi öğretmeni ikinci kez ‘cinsel taciz’den hâkim karşısında. Üstelik bu kez şikâyetçiler arasında bir öğrencinin annesi de var.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Keçiören Anadolu İmam Hatip Lisesi Kuran öğretmeni Sefer A. (55) hakkında, 15 yaşından küçük 12 kız öğrencisine cinsel istismar ve tacizde; bir veliye de tacizde bulunduğu iddiasıyla 274.5 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı. Memur Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Mustafa Başer’in hazırladığı iddianamede şunlar kaydedildi:

“Öğretmen Sefer A. 15 yaşından küçük birçok kız öğrenciyi belinden sarılarak öptü. Cinsel güdüyle vücutlarına bakarak inceledi. Dokundu, tensel temas kurdu.”

‘BABA ŞEFKATİ GÖSTERDİM’

Şüphelinin taciz ettiği öne sürülen öğrenci velisi İ.Y. ise savcılık ifadesinde şunları söyledi: “Beni çok beğendiğini, ev açacağını, iyi bakacağını, karısının ihtiyaçlarına cevap vermediğini söyledi. Sürekli telefonla arayıp rahatsız ediyordu.”
Sefer A., “Kız-erkek ayrımı yapmadan onlara gerekli sevgi ve şefkati gösteririm. Öğrencilerim de bir baba gibi görerek benden saygılarını esirgemezler” diyerek suçlamaları reddetti.

‘EMEKLİ OL, OLAY KAPANSIN’

Okul yönetiminin “Emekli ol, olay kapansın” sözlerine rağmen şüphelinin kabul etmediği de belirtilen iddianamede, sanık hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2004 tarihinde bazı öğrencilere sarkıntılık suçlamasından ‘takipsizlik’ kararı verdiği de yer aldı.
İddianameyi dün kabul eden Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklama talebini ilk duruşmada karara bağlayacak. Bakanlık da şüpheli hakkında idari soruşturma başlattı.

Hatay’da bir okulda “öpüşme” sorusu bir öğrenciyi intihara teşebbüse götürdü

Hatay’da bir okulda “öpüşme” sorusu bir öğrenciyi intihara teşebbüse götürdü

Kırıkhan’daki Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öpüştü diye müdür odasında çağrılan genç balkondan atlayıp felç kaldı. İddiaya göre müdür öğrenciyi aşağıladı.

Hatay Kırıkhan’daki Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, iddialara göre öpüştükleri gerekçesiyle müdüriyet odasına çağrılıp hakarete ve ceza tehdidine uğrayan iki öğrenciden H.İ., “Ancak ölürsem benden kurtulursunuz” diyerek okulun balkonundan atladı. Belden aşağısı felç kalan öğrenci iki buçuk aydır evinde tedavi görüyor. Hakkında “intihara teşvik ve hakaret” suçundan soruşturma başlatılan müdür, gençleri öpüştükleri için değil, öpüştüklerini haber veren arkadaşlarını tehdit ettikleri için odaya çağırdığını savunuyor.

Hatay Kırıkhan’daki Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde okuyan D.H. adlı kız öğrenci, geçen yıl 9 Aralık’ta müdüriyet odasına çağrıldı. Odada Müdür A.P.’nin yanı sıra bir müdür yardımcısı ve öğretmen N.A. da vardı. D.H.’nin iddiasına göre Müdür A.P., genç kıza “H.İ. seni öptü mü?” sorusunu yöneltti. D.H. de “Öpmedi” diye karşılık verdi. D.H., “Ben öpüşmedim dedikçe daha çok bağırmaya başladı. Ben de korkudan ‘Öptüm’ deyince ‘Sen benim kızım olsan seni dilim dilim doğrar, polise teslim olur, cezamı çekerim’ dedi” diye konuşuyor.

Daha sonra odaya H.İ. de çağrıldı. H.İ.’nin iddiasına göre odaya girdiğinde M.P. kendisine “Yediğiniz haltları anlatın, bakalım. Kızla öpüşmüşsünüz” dedi. Bu iddiaya karşı çıktığını belirten H.İ., “Konuşmama izin vermediler. ‘Okuldan atacağız seni’ dediler. Ben de ‘Ancak ölürsem kurtulursunuz benden’ dedim. ‘O zaman öl de görelim’ dediler. Ben de sinirlendim” diye konuşuyor. Bu arada, öğreten N.A.’nın da H.İ.’ye “Senin bacına yapsalar ne düşünürdün?” dediği de iddia ediliyor.

Bu diyalog sonrası H.İ. müdürün odasından çıkarak koridordan açılan balkona gitti, kendisini iki kat yükseklikten aşağıya bıraktı. Omurgasında kırıklar meydana gelen ve karaciğeri parçalanan H.İ.’nin belden aşağısı felç kaldı. Halen tedavi gören H.İ., “ Şu an yürüyemiyorum ama en yakın zamanda yürüyeceğim. Hocalarım geçmiş olsun’a bile gelmediler” diyor.

H.İ.’nin arkadaşı D.H., ifadesinde, arkadaşının felç kalmasından sonra okula müfettişlerin geldiğini, kendisini çağıran Müdür A.P.’nin “H.İ.’nin psikolojisi bozuk’ diyeceksin. ‘Odada konuştuklarımızı anlatmayacaksın” dediğini, kendisinin de bu yönde ifade verdiğini kaydetti.

‘ÖPÜŞMEDEN DEĞİL, TEHDİTTEN’

Radikal’in ulaştığı Müdür A.P. ise iki öğrencinin öpüştükleri için değil, öpüştüklerini haber veren arkadaşlarını tehdit ettikleri için odaya çağırdığını ifade ederek, “Ben sadece ‘Arkadaşlarını niye tehdit ediyorsun’ dedim. Niye atladığını hala anlamış değilim” diyor. Ancak öğretmen N.A., ifadesinde, “H.’ye ben ‘Kız kardeşin var mı senin, senin yaptığını biri sana yapsa kabul eder misin” dediğini kabul etti.

H.İ.’nin avukatı Ali Habip, öğretmenler hakkında açılan idari soruşturmanın kapatıldığını ancak “intihara teşvik ve hakaret” suçlarından ceza soruşturmasının sürdüğünü belirtiyor. Kız çocuğu üzerinde baskı uygulandığını kaydeden Habip, bu bakımdan “görevi kötüye kullanma, yalan tanıklığa teşvik ve suçu bildirmeme” yönünden de işlem yapılması gerektiğini savunuyor.

Ali Nesin’den liseliler için matematik kitabı

Ali Nesin’den liseliler için matematik kitabı

Matematik Köyü’nün kurucusu Prof. Dr. Ali Nesin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) talebi üzerine “Lise-1 Matematik Kitabı” yazmaya başladı.

Usta yazar Aziz Nesin’in oğlu, Türkiye’nin önde gelen matematikçilerinden Prof. Dr. Ali Nesin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın talebi üzerine lise 1’inci sınıflar için matematik kitabı yazıyor. Habertürk gazetesinde yer alan habere göre, her ders kitabının her öğrenciye göre olmadığını vurgulayan Prof. Nesin, “Her müfredat da her öğrenciye göre değildir.Ben belli bir kitle için kitap yazmaya karar verdim. Bu kitle de ileride bilim insanı olmak isteyen gençler. Ben onlara yazıyorum. Tabii başkaları da okuyabilir, ama sorumluluk almam. Bunu da önsözde belirteceğim” dedi.

‘ÇOK ZOR BİR ŞEY’

Hayatında bir kitap yazarken hiç bu kadar zorlanmadığını belirten Prof. Dr. Nesin, “Lise 1’inci sınıflara matematik kitabı yazmaya kalkıştım. Çok zor bir şey. İçinde hangi konu ne kadar olacak, hangi seviyeye hitap edecek, anlatımı hangi seviyede olacak, hangi konu hangi konudan önce gelecek? Bir biçimde yazmaya başladım. Zamanla anladım ki tüm öğrencilere tek bir kitap yazmak öğrencilere kötülük yapmak demek. Herkes okusun diye kitap yazılmaz” diye konuştu.

Müfredata bağlı kalmaya çalıştığını vurgulayan Nesin, “Ama kendimi de fazla sıkmıyorum. Canım istediğinde müfredat dışına çıkma hakkını kendimde görüyorum. Matematik, problem çözmeden olmaz. Ama kavramlar da önemlidir. Piyasadaki matematik kitaplarında pek cümle bulamazsınız. Ben cümle kuruyorum, paragraf paragraf açıklıyorum. Sonra arada bir matematik tarihiyle ilgili notlar yazıyorum. En önemlisi öğrenciyi araştırmaya özendirmeye çalışıyorum. Bir sohbet havasında yazıyorum” dedi.

GELECEK YILA YETİŞECEK

Nesin, kitabının bir başka özelliğinin de ‘öğrenciye ve zekâsına saygı duyarak, onu çocuk yerine koymamak’ olduğunu, bu nedenle kitabının renkli olmayacağını ifade etti. Nesin, ne zaman yayımlanacağı sorusuna, “Kesin tarih vermem zor ama sanırım önümüzdeki döneme yetişir” cevabını verdi.

Ali Nesin, Türkiye’de öğrencilerin matematik alanındaki başarısızlığının nedenlerine ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:

“Türkiye’nin iki önemli sorunu var: Birincisi, ki bence en büyük sorun, eğitimin merkezi sisteme tabi olması. Tüm öğrencilerin aynı müfredata, aynı öğretmenlere, aynı anlayışa, benzer kitaplara tabi olması. 70 milyonluk bir ülkede merkezi eğitim ancak kötü sonuç verebilir. Bu kadar çeşitli öğrenci olunca, eğitim anlayışında da çeşitlilik gerekir. İkinci sorun da öğretmen kalitesidir. Öğretmenler üniversiteden bir şey bilmeden mezun oluyorlar, sonra da kendilerini geliştirmiyorlar, çünkü kendilerini geliştirmeleri için bir neden yok. Eğitime büyük paralar akıtılıyor, ama sonuç kocaman bir sıfır.”

Özel Okullara “Okul-Veli Sözleşmesi”

Özel Okullara “Okul-Veli Sözleşmesi”

Gülseven ÖZKAN-Hürriyet-05 Ocak 2016

MİLLİ Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü 4 Ocak’ta il milli eğitim müdürlüklerine ‘öğrenci kayıt sözleşmesi’ başlığıyla bir yazı gönderdi.

Buna göre 2016-2017 eğitim öğretim yılından itibaren bütün özel okullarda kayıtlar bu sözleşmeye göre yapılacak. Veli ve öğrenci haklarına yönelik bilgilerin yer aldığı sözleşme, özellikle kayıtlarda yaşanan mağduriyetlerin önüne geçmek amacıyla yapıldı. Artık kolejler, velilerden eğitim ve öğretim ücretini kurum adına açılan ve Valiliğe bildirilen banka hesap numarasına yatırılmasını isteyecek. Sözleşmenin damga vergisine tabi olması nedeniyle hem kolejlere hem de velilere maddi yük gelecek.

Eskiden bazı özel okullar kendilerine ait, özel hükümleri bulunan sözleşmeler yapabiliyordu. Yeni düzenlemeyle kurum ve veli arasında tek tip bir sözleşme imzalanacak. Sözleşmedeki, özellikle sağlık meslek liselerini yakından ilgilendiren maddeye göre velilerden staj, beceri eğitimi, yaz uygulaması adı altında ek ücret istenmeyecek. Ayrıca, eskiden özel okul ücretini uyarılara rağmen ödemeyen veliler, öğrencinin yıl sonuna kadar kurumda kalmasını sağlayabiliyordu. Yeni düzenlemeyle müfettiş incelemesinin ardından öğrenci okuldan dönem ortasında gönderilebilecek.
Öğrencinin sağlık sebebiyle kurumdan ayrılması, kurumun kapanması, eğitim ortamının olumsuz yönde değiştiğinin müfettişlerce tespiti, velinin öğrencisini okutamayacak duruma düşmesi durumunda, okula ödenmiş olan ve ayrılış tarihinden sonraki günlerin ücreti iade edilecek.
Eğitim yılı başlamadan okuldan ayrılanlara yıllık ücretin yüzde 10 dışındaki kısmı, eğitim ve öğretim başladıktan sonra okuldan ayrılanlara yıllık ücretin yüzde 10’u ile öğrenim gördüğü günlere göre hesaplanan miktarın dışındaki kısmı geri ödenecek.

‘VERGİ ALINMASIN’

Düzenlemeyi olumlu bulan Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Eşbaşkanı Cem Gülan şöyle dedi: “Bu sözleşme veli ve kurumun haklarını koruyor. Ancak bunun sonucunda yapılan sözleşmelerden dolayı damga vergisi doğacak ve bu yolla veli ile kuruma ek bir maddi yük gelecek. Örneğin eğitim ve yemek ücreti 15 bin TL olan bir okulda okul ve veli binde 9.48 oranında damga vergisi ödeyecek. Bu oran okul ve velinin her birinin 142.2 TL damga vergisi ödemesini gerektiriyor. Ödemeyi veli ve okul için toplam 300 TL kabul edersek ve Türkiye’de özel okullarda 1 milyon 100 bin öğrenci okuduğunu varsayarsak, okullara ve velilere yaklaşık 330 milyon TL ek yük gelecek. Dileğimiz, bu sözleşmelerin damga vergisinden muaf tutulması.”

“Darüşşafakalı Lise Sonlar Darüşşafakalı Üniversitelilerle Buluşuyor” Paneli Gerçekleştirildi

“Darüşşafakalı Lise Sonlar Darüşşafakalı Üniversitelilerle Buluşuyor” Paneli Gerçekleştirildi
 –
Darüşşafaka Lisesi son sınıfında okuyan üniversite adayı öğrenciler, Darüşşafaka Lisesi mezunları ile, “Lise Sonlar Darüşşafakalı Üniversitelilerle Buluşuyor” panelinde bir araya geldi.
 –
7 Aralık 2015 Pazartesi 15.00’te gerçekleştirilen panele,Darüşşafaka Lisesi 2012 mezunu ve İTÜ Mimarlık 4. Sınıf öğrencisi Cemre Karaoğlan, Darüşşafaka Lisesi 2012 mezunu ve Koç Üniversitesi  Tıp Fakültesi 4. Sınıf öğrencisi Zeynep Kutlu, Darüşşafaka Lisesi 2014 mezunu ve İstanbul Üniversitesi  Hukuk Fakültesi 2. Sınıf öğrencisi Neslihan Balta ve Darüşşafaka Lisesi 2014 mezunu ve İTÜ İnşaat Mühendisliği 2. Sınıf öğrencisi Çağlar Güner katıldı.
 –
Darüşşafaka Lisesi mezunu üniversiteli gençler, Darüşşafaka Lisesi 12. sınıfta olan arkadaşlarına, daha önce yaşadıkları üniversitelere giriş sınavlarına hazırlık süreci ile ilgili, düşüncelerini, duygularını, deneyimlerini aktardılar. Aynı dönemlerde karşılaştıkları sorunları ve buldukları çözümleri paylaştılar. Arkadaşlarının sorularına içtenlikle cevap verdiler.
Şu anda lise son sınıfta olan arkadaşlarının, yaşadıklarını, çok kısa süre önce bire bir yaşayan bireyler olarak, aynı dönemde yaşadıkların, duyumsadıklarını, sıkıntılarını, bunların üstesinden nasıl geldiklerini aktardılar. Üniversite ve bölüm seçimlerini, tercihlerini, seçtikleri üniversitelere gidince beklentilerini ne ölçüde karşıladığını paylaştılar. Ayrıca, üniversite ortamını aktararak bir anlamda onlara duygusal yoldaşlık yaptılar.