2013 Dikey Geçiş Sınavı (2013-DGS): Sınava Giriş Belgelerinin Edinilmesi

2013 Dikey Geçiş Sınavı (2013-DGS): Sınava Giriş Belgelerinin Edinilmesi

2013-DGS21 Temmuz 2013 tarihinde yapılacaktır. Sınava başvuran adayların, sınavlara girecekleri bina/salonlara atanma işlemleri tamamlanmıştır.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren Sınava Giriş Belgelerini T.C. Kimlik Numaraları ve aday şifreleri ile 11 Temmuz 2013 tarihinde saat 14.00’ten itibaren ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr  internet adresinden edineceklerdir. Belgenin üzerinde adayın sınava gireceği merkez, bina, salon bilgileri ile adayın fotoğrafı bulunacaktır. Belge üzerinde adayın fotoğrafı bulunması zorunludur. Adaylar, bu belgelerinin yazıcıdan dökümünü edinirken belge üzerinde fotoğraf olmasına özen göstermelidirler. Adaylar internetten edinecekleri bu belgelerinin renkli ya da siyah-beyaz çıktılarını sınav günü yanlarında bulundurmak zorundadır. Belgenin ön ve arka yüzünde ÖSYM’nin belirlediği bilgiler dışında herhangi bir yazı, resim, işaret vb. bulunmamalıdır. Sınava Giriş Belgesi’ni (fotoğraf görünür bir şekilde) yanında bulundurmayan adaylar sınava alınmayacaktır. Kimlik ve güvenlik kontrolleri ile salona giriş işlemlerinin zamanında yapılabilmesi için, adayların sınava girecekleri binanın kapısında sınavın başlama saatinden en az 1 saat önce hazır bulunmaları zorunludur. Adayların sınava girecekleri binayı sınav gününden önce görmeleri yararlarına olacaktır.  Adaylara Sınava Giriş Belgesi gönderilmeyecektir.

Adayların sınava girebilmeleri için Sınava Giriş Belgesinden başka fotoğraflı ve onaylı özel kimlik belgelerini de yanlarında bulundurmaları zorunludur. Nüfus cüzdanı, pasaport, zorunlu askerlik görevini ifa eden er/erbaşlar ile askerî öğrenciler için askerî kimlik belgesi (Bu özel durum, muvazzaf askerler için geçerli değildir.), Türk vatandaşlığından izin ile ayrılanlar ve bunların kanuni mirasçılarına ait Pembe/Mavi Kartlar özel kimlik belgesi olarak kabul edilir. Bunların dışındaki, sürücü belgesi, meslek kimlik kartları vb. diğer tüm belgeler sınava giriş için geçerli belgeler olarak kabul edilmeyecektir. Nüfus cüzdanında soğuk damga basılı olmalı, adayın güncel bir fotoğrafı ve T.C. Kimlik Numarası bulunmalı, pasaportun süresi geçerli olmalıdır. Üzerinde soğuk damga, güncel bir fotoğraf veya T.C. Kimlik Numarası bulunmayan nüfus cüzdanları ile geçerlilik süresi bitmiş pasaport kabul edilmeyecektir. Bu belgelerini eksiksiz olarak yanında bulundurmayan bir aday mazereti ne olursa olsun sınava alınmayacak; sınava alınsa bile sınavı geçersiz sayılacaktır.

Nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında T.C. Kimlik Numarası, soğuk damga veya fotoğrafı bulunmayan adayların, kimlik belgesi nedeniyle sınavda bir hak kaybına uğramamaları, mağduriyet yaşamamaları için sınav kurallarına uygun kimlik belgelerini edinerek sınava girmeleri gerekmektedir.

Üniversite Adaylarının Büyük Yol Ayrımı

Üniversite Adaylarının Büyük Yol Ayrımı

Oktay Aydın

EGK-Kariyer Danışmanı

 

Üniversiteli olmak isteyen adayların sınav maratonları sona erdi. Yükseköğretime Geçiş Sınavı-YGS ve Lisans Yerleştirme Sınavları-LYS tamamlandı. Şimdi sıra büyük yol ayrımında. Hangi üniversitede hangi bölümü okuyacaklarına ilişkin karar alma vakti.

YGS-2013’te 140 ve üstünde puan alamayan 184.429 aday üniversiteli olma şansını 2013-2014 öğretim yılı için kaybetti. 71.746 meslek liseli aday sınavlara katılmayarak sadece kendi alanlarındaki 2-3 yıllık ön lisans Meslek Yüksek Okulu-MYO bölümlerini sınavsız tercih edeceklerini bildirdi. 140-180 arasında puan alabilen 346.725 aday ise Açıköğretim Fakültesi-AÖF kontenjansız bölümleri yanı sıra sadece ya 2-3 yıllık ön lisans MYO bölümlerini tercih etme ya da üniversitelerin Özel Yetenek Sınavı ile alan 4 yıllık lisans bölümlerine başvurma ve sınavlarına girebilme hakkı kazandı. YGS’lerde 180 ve üstü alan 1.232.631 aday ise 140-180 arası alanların hakkına ek olarak, YGS ile alan 4-5 yıllık lisans programlarını tercih etme hakkı da kazandı.

YGS’lerde 180 ve üstü alan 1.232.631 adaydan, 851.131’i LYS’lere de girdi. Bu adaylardan ilgili LYS puan türlerinde 180 ve üstü alan MF’de 243.188, TM’de 432.484, TS’de 357.497 ve Dİ;L’de 42.797 aday, LYS ile alan 4-6 yıllık lisans programlarını tercih etme hakkı kazandı.

Bu süreçte adayları bekleyen bir seçim var. Hangi bölümde öğrenim göreceklerine ve bu bölümü hangi üniversitede okuyacaklarına karar verecekler. Bunun için 104’i devlet, 78’i vakıf, 8 vakıf-myo, 9 KKTC toplam 199 yükseköğretim kurumunda yer alan yaklaşık 10 bin bölümdeki 1 milyona yakın kontenjan arasından seçim yapacaklar. Bu seçimi en fazla 30 tercih olarak ÖSYM’ye bildirecekler.

Genç üniversite adayı arkadaşlarımızı, bu zorlu seçim ve tercih sürecinde, büyük yol ayrımında, bazı güçlükler bekliyor.

Sağlıklı ve doğru seçimde, en büyük zorluk, bireyin kendini yeterince tanıyamamasıdır.

İnsan, bir üniversite, bölüm ve uzak erimde bir meslek seçerken önce kendini çok iyi tanımalıdır. Ne istiyor, yaşamdan ne bekliyor,  yetenekli olduğu ve ilgisini çeken alanlar neler, güçlü ve zayıf olduğu yanları ne, kişilik özellikleri, yaşama bakış açısı ve yaşam tarzı nedir, tüm bunları en net haliyle ortaya koyabilmelidir. Bunun için kendi iç sesine kulak vermeli, onu çok iyi tanıyan anne-baba, arkadaş, danışman ve öğretmenlerinin görüşlerini almalıdır.

Sağlıklı ve doğru seçimde, ikinci büyük zorluk, üniversiteler, bölümler ve meslekler hakkında yeterli bilgiye sahip olunmamasıdır.

Üniversitelerin türleri, bulundukları şehirler, kampüs olanakları, sahip olduğu sosyal ortamlar, akademik kadrosu, ders dışı, spor, sanat, sosyal, kültürel etkinlikleri, mezunlarının işe ve yüksek lisans programlarına kabul oranlarını araştırmalılar. Ayrıca,  Türkiye’de ve tüm dünyadaki algısının ne olduğunu da öğrenmeliler. Bunu, bizzat üniversitelere giderek yapabilecekleri gibi,  internetten ya da mezunları ile görüşerek, danışmanlarından bilgi edinerek de yapabilirler.

Sağlıklı ve doğru seçimde, üçüncü büyük zorluk, seçimlerin bugünün koşullarına göre yapılması ve mesleklere genel ön yargı ile yaklaşılmasıdır.

Adaylar, üniversiteleri, bölümleri ve meslekleri bugünkü koşulları göz önünde bulundurarak seçiyorlar. Oysa mezun olmaları ve işlere girip bir noktaya gelmeleri en az bundan 10 yıl ve sonrası demek. Dolayısıyla seçimlerini 10-15 yıl ve sonrasını düşünerek yapmaları gerekir. Bu değerlendirmeleri yaparken de toplumda yerleşmiş yargılar yerine yeni araştırmalar ve bilgiler ışığında yeni yargıları kullanmaları sağlıklı tercihlerine yardımcı olacaktır.

Sağlıklı ve doğru seçimde, diğer bir büyük zorluk, seçimlerde anne ve babaların kendi yapamadıklarını çocukları üzerinde gerçekleştirme hırs ve isteğidir.

Her anne-baba çocuğunun iyiliğini ister. Her anne baba çocuğunun ileride severek yapacağı ve para kazanabileceği bir mesleği, işi olsun ister. Ancak, bazı anne ve babaların bu isteklerini dışa yansıtırken, nesnel olamadıkları, kararın ve yaşamın çocukların kararı ve yaşamları olduğunu kabul edemediklerini gözlemliyoruz. Yapılan iki genel yanlış var. Birincisi, üniversiteler, bölümler ve meslekler hakkındaki bilgilerinin mutlak doğru olarak kabul edilmesi gerektiğine inanıyorlar. İkinci yanlış da, zamanında kendilerinin ulaşamadıkları mesleklere, işlere ve başarılara çocukların yapısı, isteği uysun uymasın, çocukları üzerinden ulaşmak istiyorlar. Burada adaylara düşen görev, anne-babalarının kendileri ve üniversiteler, bölümler, meslekler hakkındaki yorum ve görüşlerini dinlemek ama kararlarını yine kendilerinin vermesidir.

Genç üniversite adayı arkadaşlarımın, isteklerine, yeteneklerine ve hayallerine uygun bölümleri, üniversiteleri, meslek ve işleri bulabilmelerini dilerim.